iPad’de Coda ile kodlamak

iPad’de kod yazmak kulağa ne kadar garip gelse de bazı alanlarda oldukça konforlu bir şekilde yapılabilir durumda. Geçtiğimiz yıl 4 aylık bir süre sadece iPad ile bilgisayarsız çalışma deneyi yaptım ve bu süreçte çok aktif olmasa da bir süre kod yazmam gerekti. Tahmin edeceğiniz üzere çoğunlukla back-end ve web tabanlı şeyler yazmam gerekti ancak arada sırada Python ve biraz mobil koda (Swift, Java) dokunmam gerekti.

Bu süreçte çoğunlukla “Coda” adında bir uygulama kullandım ve bu yazıda biraz Coda’daki deneyimimi özetleyeceğim.

Coda iOS’deki en güçlü web IDEsi

iOS henüz bakir bir işletim sistemi olduğu için, kod editörleri açısından çok seçeneğiniz olmayacak. Birçok basit editör bulacaksınız ve birçoğu tek dile odaklanmış editörler olacak. Coda, yapımcı şirketi, daha önce basit ve minimal mac uygulamaları geliştiren bir şirket (Panic). iOS’de erken oyunculardan biri olarak, çok niş bir alanda uygulamalar üretmeye başladılar ve yaptıkları her uygulama oldukça kullanışlı. Coda birkaç uygulamanın birleştirilmiş hali gibi çalışıyor. 3 ana özelliği var Coda’nın. Kod editörü, SSH terminal uygulaması ve FTP dosya yöneticisi. Doğal olarak bu üçlü basit bir websitesini yönetmeniz için gereken en ana özellikler. Bundan dolayı Coda diğer editörlerden sıyrılıyor. Şimdi bu özelliklere değinelim;

Kod yazma deneyimi

Coda bir web editörü olduğu için her türlü web teknolojisini renklendirebiliyor ve çok basit de olsa klavye navigasyon özellikleri sunuyor. Bunun dışında birçok web dilinde otomatik tamamlama ve yardımı da içinde bulunduruyor. Ben hala klavye deneyiminde daha fazlasını beklesem de alışmak kolay ve bir süre sonra rahat hareket edebilir hale geldim.

Bir çok editör gibi Coda da, iPad üzerinde derleme yapamıyor ve eğer php, nodejs gibi sunucu taraflı diller geliştiriyorsanız, iPad’de çalıştıramıyorsunuz. Dolayısıyla birçok işinizi bulut’da ayarlayacağınız bir çalışma ortamında sürdürmeniz gerekebiliyor. Ben her türlü dili Coda ile kodlayıp bulutta derleyerek çalışabildim. Biraz yavaşlatsa da eger gününüzün 2/3’den fazlasını kodlamak için geçirmiyorsanız problem olmuyor. Bunun dışında en rahat offline olarak bile kodlayabildiğim şeyler hep tamamen front-end tabanlı uygulamalar oldu. Birkaç angular ve react uygulaması hazırlayabildim internete ihtiyaç duymadan. Statik kodlar host etse de, Coda her uygulamayı basit bir web sunucusundan sunuyor ve split screen yaparak safari ile yan yana çalışıp live reload yaptırabiliyorsunuz. Front-end development’da gerçekten hız katıyor yaptığınız işe.

SSH Terminal erişimi ve (S)FTP dosya yönetimi en güzel özellikleri

Coda’yı belki kodlama’dan daha fazla kullanmamın nedeni çok başarılı bir ssh terminal ve dosya yönetimi olması. Terminal erişimi için lokal anahtarları yönetebiliyor, kolayca birden fazla terminal oturumu açıp yönetebiliyorsunuz. Daha önce de bahsettiğim gibi Coda birkaç uygulamanın birleşimi gibi. Terminal eklentisi de eğer sadece terminale ihtiyacınız varsa “Prompt” adında bir uygulama olarak da Coda tarafından App Store’da bulunuyor.

Coda, her ne kadar güçlü bir IDE de olsa, henüz yeterince güçlenmiş değil. Bunun nedeni de iOS işletim sistemi olarak hala genel kullanıcılar için hedeflenmiş durumda. İşletim sisteminden çok internette birçok serviste henüz mobil uyumlu olmadıklarını ve bunun bir engel olduğunu görüyorsunuz. Umarım daha çok araç ve geliştirici iOS’de çalışmaya çalışır ve bu alanda daha keyifli gelişmeler görürüz. Çünkü bir iPad’in boyutunu ve taşınabilirliğini düşündüğünüzde, sadece iPad ile çalışabilmek müthiş bir lüx.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir