Yaklaşık 2 yıldır ufak bir sosyal ağ geliştiren bir ekibin parçasıyım. Her gün farklı bir sosyal problemle karşılaşıyor ve çözmeye çalışıyoruz. Yüksek oranda pozitif geri bildirime sahibiz ve tabi ki insanların pozitif geri bildirimleri ekibe büyük bir motivasyon olarak etki ediyor.

Birkaç hafta önce ilginç bir kullanıcı geri bildirimi aldık. İspanyol bir kullanıcımız hem mobil uygulamamızda hem de sitede çok detaylı bir erişilebilirlik analizi sunarak ürünlerimizin büyük oranda erişilebilir olduğunu söyledi ve bunun için teşekkür etti. Hemen anlayamadık tabi ki niye böyle bi analizi sunduğunu. Sonrasında kullanıcı hesabını incelediğimizde kullanıcının kısa sürede iyi bir ürün adaptasyonu sağladığını farkettik, yani mobil uygulamamızdaki her ekranı delik deşik etmis, web sitesinin de altıdan girip üstünden çıkmış, kısa sürede "deneyimli" bir kullanıcı seviyesine erişmiş de diyebiliriz.

Buraya kadar herşey normal, çünkü sistemimizde çok sayıda, aktif ve yüksek etkileşimde bulunan kullanıcımız var. Fakat bu kullanıcı, birkaç mesajlaşmamızdan sonra görme engelli bir geliştirici olduğunu, uygulamalarımızı ekran okuyucu gibi araçlar kullanarak kullandığını söyledi, sonraki yazışmalarımızda sitede erişilebilirlik konusunda eksik olan kısımları nasıl kullandığını anlattığında açıkçası ağzımız açık kaldı ve saygı duyup takdir ettik.

Devamını Oku →
g+

Google plus buyuk bir sisirme ile release oldu herkes hesap aldi hicbir hareket olmadi, tam da bir google social network faili dememize ramak kalmisti ki hizli bir sekilde oyunlar sonra da marka sayfalarini acti, dolayisiyla oyun sirketleri oyunlarini google plus'a tasimaya, sirketler de markalari icin sayfalar uretmeye basladi.

Acikcasi birkac kere bilindik techcrunch, mashable ve birkac apple fan sitesinin accounlarini takip etme girisimim oldu ama hicbir zaman twitter veya facebook feedim gibi takip eder olmadim google plusu, hatta notificationlari cok dogru yerlestirmis olsalar dahi hic ilgimi cekmedi kosedeki 3-5 rakami google plus barindaki.

Sonuc olarak googel plus icin tek cikis yolu senaryom var ve bundan cok buyuk oranda eminim ki google bu konuda sadece dogru zamani bekliyor herkese sunmak icin. Bu yol da tabi ki gelistiricilere bir uygulama altyapisi sunmak, bakin facebook her gun oyuncak gibi apisini, app policy'lerini degistirip duruyorlar, kimse de gikini cikaramiyor buna ragmen her sitede like, comment butonlari, connect ile 1-click signup'lar goruyoruz. Nedeni ise uygulamalar icin bas agrisiz bir kullanici deneyimi sunmalarini saglayacak cok guzel bir arac sunuyorlar.

Google plus boyle bir altyapiyi sunsa facebook'dan cok cok cok daha guclu olacagina inaniyorum, cunku evet facebook veri sunuyor fakat veriyi sunma, gosterme vs konusunda bir arac degil, sadece veri kaynagi, su an populer cunku elindeki veri cok guvenilir yuksek oranda dogru ve tekil (fake accountlarin orani o kadar cok da degil)

Google'in harita, docs, takvim hatta gmail'e bile izinli erisim saglamasi akilalmaz uygulamalar gelisebilecegini gosteriyor bana. Ha insanlar bir parca yapiyor bunu zaten. Tabi senaryo bu kadar kolay ve parlak degil. Google nasil yapacagini bir sekilde cozmeli ve elindeki kisisel veriyi dogaltmanin yolunu bulmali. Kimse google'daki profillerini doldurmaya yeltenmiyor, dogru bilgi sunmaya calismiyor.
Eger google bu altyapi ile dogru bilgileri sunabilir hale gelirse facebook'a zor zamanlar yasatabilir tabi facebook'un sadece izleyici oldugunu varsayiyorum bu senaryoda :-)

Ne kadar cenemizi yorsak da popcorn'umuzu hazirlayip izlemek disinda yapabilecegimiz birsey yok.
Yaptığınız işte sizi kısmen doyuracak kadar tecrübe edindiğiniz zaman; nerede, kime, ne için çalıştığınızın önemi ortadan kalkıyor. Artık sizi tatmin edecek şey;
  • yaptığınız şeyi ne kadar doğru
  • veya ne kadar keyifle yaptığınız,
  • ortaya ne çıkardığınız
  • neyi çözdünüz
gibi daha sofistike şeyler olmaya başlıyor.

Nasıllar ortadan kalkmaya başladığı zaman, yani yaptığınız şeyde sonuca nasıl ulaşıldığıyla ilgili sorunlarla yeterince başa çıkmayı başardıktan sonra geriye ne kadar zamanda ne ortaya çıkardığınız birşeyler anlam ifade etmeye başlıyor. Aslında bu konu yine bir önceki yazıdaki zamansız iş çıkarmak konusuyla bağlanıyor.

Yani yaptığınız işi ne kadar sürede yapıyorsunuz? Hızlı mısınız veya bu süreçte ne kadar optimistsiniz. Hepsi bir denge kurabilmekten geçiyor. Unutmayın hiçbir zaman yapacağınız iş sınırsız zaman ile yapılmayacak. Genelde zaman problemiyle boğuşarak iş yapıyor olacaksınız.

Eğer işi uygulayan değilseniz işin bu sofistike taraflarıyla daha çok ilgilenebiliyor, kafa yorabiliyorsunuz. Mesela takım lideri veya proje yöneticisi iseniz.

Bütün bu algıyı kıran bir şey var: kurumsallık ve projeyi iş olarak ele almak. Yani bir projeyi developerlar her zaman akademik bir problem gibi çözmeye çalışır, bu şekilde ürün çıkarmaya odaklanırlar. Genelde iş hayatında çoğu proje (web tabanlı uygulamalar da olabilir, sadece fikir üretmek de olabilir) bir iş olarak ele alındığından proje yönetimi veya karar otoriteleri tarafından anlamlı birkaç şey vardır. İş ne zaman bitecek, ne gibi kabiliyetleri olacak ve bütçesi ne olacak. Bu konuları değerlendirirken developer ekibi ile benzer zaman planlaması çıkarılmayan zaman çizelgelerine göre belirlenmiş deadline'lar her zaman gerçekten uzak ve genellikle yakalanamayan deadline'lar oluyor.

Asıl problem ne biliyor musunuz? "Projeye göre deadline çıkarmak değil deadline'a göre proje çıkarmak" gibi bir mantalite ile yaklaşıyor olmak. Çünkü bunu etkileyen en büyük neden bütçeler.

Sonuçta bu problemlere bir developer olarak çözüm üretemeyeceğiniz için artık sizin için önemli olan bir projenin başlaması, kodlanması, bitmesinden çok birşeyler geride bırakıldığı zaman ne iz bıraktığınız oluyor. İşte burada sizi tatmin eden ne ise onu aramaya başlıyorsunuz. Bunlar içinde
  • ortaya çıkan işin kalitesi
  • aldığınız/alacağınız ödüller
  • insanların, ortaya çıkan şey hakkındaki değerlendirmeleri (sosyal medya'daki yankısı gibi)
şeyler olabiliyor. Kimi için de bunların hiçbirinin anlamı yok, aldığı paraya bakıyor. Herkesin değerlendirmesi farklı olacaktır.

Bu yazıda gelmek istediğim nokta şu: Bu gördüğünüz döngü sürekli tekrar ediyor. Eğer bir ajans kültüründe veya bir it şirketi bünyesinde iş hayatınızı sürdürmeye devam ediyorsanız bu döngü eksiksiz devam edecektir. Tek bir markaya tek bir projeyle uğraşıyor olsanız bile aslında farkında olmadan bu döngüyü alt projeler olarak sürekli tekrarlıyorsunuz.

Bu döngüde kendinize çıkarmak istediğiniz şeyleri elde edebiliyorsanız evet sizi tatmin eden bir işte/şirkette çalışıyorsunuz demektir. Ama şuna takılmamaya özen gösterin: hiçbir yerde kalıcı olmak zorunda değilsiniz. Hele bu şekilde iç devinimi yüksek bir sektörde çalışıyorken... Yani nerede çalıştığınızın, hangi şehirde iş yaptığınızın. Çalışırken nasıl giyindiğinizin, hamakta yatarak mı sandalyede oturarak mı çalıştığınızın da bir önemi yok.

Elinizde bir altın var ve iş dünyasının bu kadar içinde, bütçelerin genelin üzerinde olduğu rahat bir sektörde çalışıyorsunuz ve kendinizi bir yere tıkmayın. Bir şirkete veya bir şehre takılmayın. Daha önemlisi bir bilgiye takılmayın. İnanın, benim gözümde sadece .NET teknolojileri ile çalışan Senior bir developer'ın, bir çok library ile uğraşmış, birçok dilde fikir edinmiş olan bir junior'dan daha değerli olmadığını bilin. Yani bu kadar kendinizi istediğiniz yere yönlendirmekte özgür olacağınız bir sektördesiniz ve internet her geçen gün diğer sektörleri de bu şekilde özgürleştiriyor.
Nexum

2 hafta önce Wanda Digital'den Nexum Boğaziçi'ne Arayüz Geliştiricisi olarak transfer oldum. Şu an 2. haftamda işlere/projelere yavaş yavaş alışmaya başladım. Yakında portfolyomda yeni markalarla karşınızda olacağım :-)

Popüler Etiketler

htaccess url facebook connect api box xmlhttprequest ajax css javascript cache apache twitter statistics istatistik insanlar while mysql sql optimizasyon analyse procedure apple iphone ipad pear mdb2 db database mssql pgsql opengraph graph share social örnek kod assets framework html link js macosx license injection jquery plugin chart google grafik widget php code session date diff optimization fql ruffles wanda oyun textarea regex icon ikon download xhtml rss osx applications free blog mootools ios app store store in-app purchase purchase verification integration storekit itunes connect itunes server ubuntu workspace export tool app gimp howto player lisans css3 logo html5 less linux konsol login ipucu sosyal medya media network developer portfolio doritos tytz proje kampanya kitap meta svn subversion ui ux webkit form compile compiler windows on-the-fly route router mod_rewrite input mobile laptop notebook xml startups phpstorm jetbrains ide editor job digital wordpress dokuman screen search kurulum nasıl mfyz design radio style music nedir ie browser service mail newsletter subscription sitemap seo iOS web app imza signature language development calendar pharma hack internet open source cookie coding bootstrap support button switch tarih query spam prepare execute git version control deployment firefox tebrik terminal select lifestream zaman cms fstab ntfs banner www subdomain redirect crossdomain parse auth http kontrol yapıları if generator browsers table object icons internet explorer wireless