Baştan belirtmek zorundayım, iOS uygulamalarına otomatik yenilenen abonelikleri entegre etmek tam bir baş ağrısı. Her ödeme yönetminin zor yanları olabilir, ancak iOS uygulama mağazası üstünden yapılan otomatik tekrar eden abonelikleri yönetmek çok daha karışık bir mevzu.

Baştan başlamak gerekirse, otomatik ödeme yönetime ile yapılan abonelikler diğer tür ödemelerden farklı. "iOS uygulama içi satış entegrasyonu ve ödemeleri doğrulamak" yazısında iOS uygulama mağazası ödemelerini entegre etmek ve ödeme türleri üzerine bir yazı yazmıştım. Otomatik tekrar eden abonelik dışındaki diğer ödeme türlerinin entegresyonunu o yazıdan inceleyebilirsiniz. Ancak bu konuda bilginiz yoksa önce o yazıdaki bilgilere ihtiyacınız olacak, önce o yazıyı incelemenizi tavsiye ederim.

Otomatik tekrar eden abonelikler sayesinde, kullanıcınızın iznini aldıktan sonra iTunes aracılığıyla, 1 haftalık, 1 aylık, 2, 3, 6 veya 12 aylık periyodlarla otomatik şekilde ödemelerini sağlayabiliyorsunuz. Bir ürün için kullanıcıyı elde tutmak açısından diğer, tek seferlik satın almalardan çok daha değerli. Kullanıcınız ödemeyi ilk sefer yaparken satın almayı yapıyor ve sonrasında servisi iTunes üstünden iptal edilene kadar ödemeler otomatik tekrarlanıyor. Siz kazancınızı Apple'dan alıyorsunuz.

Devamını Oku →
iOS uygulaması geliştirmek bu günlerde oldukça popüler. Turkiye'de de birçok oyun geliştiricisi iOS platformlara yönelmeye başladı.

Uygulamanızda geliştireceğiniz gelir modeliniz bir şekilde Apple ödeme sistemine bağlanmak zorunda çünkü Apple uygulama geliştirici kontratınıza göre uygulama üzerinde yapacağınız herhangi bir satış modelini Apple ödeme sistemi üzerinden yapmak durumundasınız. Apple uygualama içi ödeme sistemini kullanmanın avantajları ve dezavantajları var.

En büyük dezavantajı her ödemede, Apple'a 30% vermek. Bunun dışında ödemeleri doğrulamanın teknik zorlukları da var. Bunun dışında avantajları, dezavantajlarını unutturacak kadar değerli. Çünkü iOS üstünden yapılacak bir alışverişte herhangi bir ödeme bilgisi sorgusu olmayacak, kullanıcılar ödeme bilgilerini zaten sistemde tanıtmış durumda. Yani bir ödeme kabul edebilmek aslında sadece bir onaylama kutusuna indirgeniyor. Çoğu durumda tek onay sorusuna cevap vermek ve Apple kimlik şifresini doğrulamakla ödeme sağlanabiliyor.

Bir diğer avantaj da, herhangi bir ödeme yönetim sistemi, banka vs gibi bir entegrasyonla uğraşmak durumunda olmamanız.

Şimdi gelelim entegrasyona, iOS geliştirici (objective-c) tarafında gerekli entegrasyonu StoreKit denilen bir Apple arabirimi ile iOS uygulamanıza yapmanız gerekiyor. Bazi amatör programcılar veya sunucu bağımsız uygulama yazmaya çalışan geliştiriciler ya gözden kaçırıyorlar ya da gerek görmüyorlar ama aslında StoreKit'den aldığınız tüm fatura kopyalarını (receipts) Apple sunucularına göndererek doğrulamanız gerekiyor.

Devamını Oku →
Bu sabah metorya binerken ipad mini'yi düşürdüm ve ters olarak (ekran üstte kalacak şekilde) sert bir şekilde yeri öptü. Aynı hareketi 5-6 yıl önce yeni aldığım bir macbook pro'ya da yapmıştım. Herhalde ilk düşürdüğüm cihazdır o, o zaman soğuk terlemiştim ama artık mobil cihazlarla herhalde çok daha fazla alıştık düşürmeye.



Normalde çok dikkatliyimdir ve son 3 ayı ve yıllar önce düşürdüğüm macbook'u saymazsak hayatımda hiçbirşeyi düşürmemiş unutmamışımdır. Ancak iphone 5'i çıktığından beri kullanıyorum ve ilk hafta 3 kere düşürdüm, neyseki ofiste evde ve alçak mesafeden oldu hepsi. Geçen ay ipad mini aldım ve iphone5'deki gibi boyut ve ağırlığı ciddi derecede ufaltmışlar.

Ev ve ofisim arasındaki seyahatimde neredeyse her gün ipad'le genellikle birşeyler okuyarak geçiriyorum, eski büyük ipadi bu kadar çok taşımıyordum ama son 1 aydır ipad mini ile bunu her gün yapmaya başladım. Kullandığım metro hattı sabahları biraz kalabalık oluyor ve çoğunlukla ayakta seyahat ediyorum. Bu sabah ipadi ikinci kere düşürdüm, daha önce de bir yerlerde düşürmüştüm ve neyseki hala hasarsız çiziksik durumda.

Sanırım ağır cihazlara alışmışız veya artık elde tutulamayacak ağırlıklara gelmeye başladı mobil cihaz üreten şirketler. Ama açıkça ki dikkatli olan biri için bile bu cihazlar düşmeye, elden kaymaya daha yatkınlar. Her gün birinin kırılmış, çatlamış telefonunu veya tabletini görüyorum. Muhtemelen cam değiştirme eskisi gibi pahalı değil veya bunu servis olarak sunan gayrı resmi şirketler var. Yoksa bile yakın zamanda çoğalacaklar eminim :-)

Bu yazıdan sonra birkaç sağlamlık testi videosuna göz atmak isteyebilirsiniz:http://youtu.be/pMvE0lkunBg vehttp://youtu.be/T4kBn-GRw1M
5 Ocak Perşembe ´12   —   2 Yorum
Şu an kullandığımız bilgisayarların ilk prototiplerinden beri insanoğluyla etkileşimini sağlayan araçlar, kontrolleri oldu ilk kontrol tabi ki klavye, numpad gibi düğmeli cihazlardı. 90’larda Apple’ın bilgisayar faresini üretmesiyle daha hassas etkileşimi sağlar olduk. Hâlâ da klavye ve fare, en güçlü iki kontrol olarak hayatımızda. Bir yandan her gün taşıdığımız ve bilgisayar kadar etkileşimde olduğumuz mobil cihazların minimal olma zorunluluğu nedeniyle çok farklı kontrol denemelerine şahit olduk cep telefonlarında. Tekerlekler, navigasyon topları, dokunmatik butonlar ve nihayetinde dokunabilir ekranlar…



Elektronik cihazlarlar ile etkileşimi sağlayan kontrollerin gelişimini destekleyen en büyük şey bence oyun endüstrisi oldu. Hâlâ da oyun endüstrisi bu alana ciddi katkılar yapıyor. Aynen uzay araştırmaları veya savaşların araba, uçak üretimine katkısı gibi. Oyun endüstrisinin katkısının bu kadar büyük olmasının nedeni ise oyunların her geçen gün daha gercekçi bir deneyim sunmaya calışmaları. Bunu zaten yazılımsal olarak uç noktalara götürmeyi başardı oyun sektörü. Şu an gerçeklikten ayırmakta zorlanacağınız kalitede oyun grafikleri görebiliyoruz hemen hemen her oyunda. Bu gerçekliğe yakınlaşma arzusu tabi ki insan vücudunun yaptığı fiziksel hareketleri dijital ortamda tanımlayabilme üzerine geliştirilen teknolojik cihazların üretimini tetikledi. Bunlar, eğer bir kontrol varsa fiziksel dünyaya tepki veriyor, hareket yönünü, şiddetini, doğrultusunu, ivmesini gibi her detayı büyük bir hassasiyetle yakalar hale getirdi şu anki oyun kontrollerini.

Bu gelişimin iş dünyasına yansıması bence çok olumlu. Çünkü bu uyarlamayı uzun süre oyun konsolları - bilgisayar ayrımı şeklinde gördük ve bu uyarlamayı yakalayamadı iş dünyasına hizmet veren teknoloji şirketleri. Mobil cihazlar ise kullanım amaçlarından dolayı ne oyun endüstrisiyle ne de gerçek dünyayı kopyalama eğiliminde idi.

Apple iPhone’u çıkardığında bu uyarlamaların bazılarını yaptı. Telefon olarak kullanılmaya başlanan bu elektronik cihaz, aslında gerçek dünyaya tepki veren en küçük cihazlardan biriydi ilk çıktığında. Apple’ın yaptığı bu uyarlama sadece farkedildi, uzun süre bu farklılığın avantajını yakalayamadı girişimciler. Bunun üstüne çok çalışma yapıldığını da zannetmiyorum ilk iPhone dünyada yayıldığı dönemde. Asıl ivmeyi iPad ile gördüğümü söyleyebilirim. Çünkü büyük bir ekran üstündeki dokunmatik etkileşim çok farklı bir deneyimdi tüm teknoloji tüketicileri için. Bunu ilk uyarlayan tabi ki uygulama geliştiren şirketler oldu, daha çok oyun şirketleri bunu yaptı ama zaten aynı cihaz üstünde olduğu için bir çok uygulamada da oyunlara benzer el hareketleri ile uygulamayı yönetme alışkanlıkları oturdu tüketicilerde. Sürüklemek, iki parmak ile büyütmek, birden fazla parmak kullanarak etkileşime girmek vs…

Şimdi ise web tarayıcıları üstünde bir çok site arayüzünü sadece görüntü olarak tablet cihazlarda uygun görünecek hale getirmiyor, aynı zamanda etikleşimlerini de bu cihazlara ve dokunabilirlik özelliklerine göre değiştiriyorlar.

Bir örnek vermek gerekirse, bir alış-veriş sitesi ürünleri listelerken sepete atmak için veya sepetteki ürünleri çıkartmak için ekle/sil gibi butonlar kullanıyor sitesinde. Tablet uyumlu sitesi ise aynı işi, ürünü kullanıcının parmaklarını kullanarak ürünü sürükleyerek sepet resmi olan bir kutuya bırakmasını isteyerek sunuyor bu özelliğini. Benzer şekile ürünü sepetten çıkarmak için de kullanıcının ürünü çöp kutusuna atmasını isteyerek yapıyor. Eskiden bu kadar radikal alışkanlıkları kullanıcıya sunmak intihar olarak sayılırdı, şimdi ise kullanıcı bu alışkanlıklara zaten sahip, bu alışkanlığa sahip olmasa bile çok kolay kabul edebiliyor çünkü uygulamanın kullanıcıdan istediği şey, kullanıcının normal hayatta yaptığı şeyler ve daha doğal. Çünkü gerçek dünyayı kopyalıyor. Aynen masanızın üstünde, ürün fotograflarını çöpe atmak veya bir kutuya toplayıp biriktirmek gibi düşünün bu uyarlamayı.

Daha basit bir örnek ise, bir resim galerisinde ileri/geri butonlarına basarak bir önceki veya bir sonraki resmi görüntüleyen bir site, artık resmin üstünde parmakları kaydırma hareketini algılayıp buna göre tepki veren siteler olarak yeniden tasarlanıyorlar.

Evet çok fazla örnek yok bunu kolaylıkla farkedebileceğiniz ancak şu an web sitelerindeki kullanıcı deneyimi trendi bu yöne doğru gidiyor.

Son kullanıcıya yakın örnekler bu gelişimi hissetmek için doğru örnekler olmayabilir. Fakat çevremde çok fazla kurumsal dünyada bu uygulamaları geliştiren veya bu tarz uygulamaları geliştirmek için büyük bütçelerle projelendirmeye calışan büyük kurumsal markalar var.

Biraz daha ilerisine bakmaya calışırsak, şu an Microsoft’un oyun konsolu Xbox’un hiç bir kontrol olmadan oyundaki kontrolleri yapmanızı sağlaması bence vizyonel bir örnek. Xbox’un Kinect konsolunda oyunda eğer bir boksörü canlandırıyor ve bir dövüş içinde iseniz, karakterinizi gerçekten yumruk atarak, televizyonun karşısında fiziksel olarak eğilerek veya sağa sola kayarak kontrol ediyorsunuz. Ufak bir kamera aracılığı ile hareketleriniz 3 boyutlu dünyada yansılanıyor ve bunu oldukça başarılı bir şekilde yapıyor.

Kontrolsüz olmak zorunda değil, dokunmatik ekranlar da kontrolsüz bir ortam olarak görülebilir. Yani artık gördüğümüz şeylere dokunarak veya dokunmadan işaret ederek yönetiyoruz dijital dünyayı. Yani artık teknolojik aletleri bir aracı kontrol ile yönlendirmekten çok onların bizi anlamasını sağlıyoruz etkileşime girebilmek için.

Oldukça heyecan verici şeyler göreceğiz önümüzdeki yıllarda.

Popüler Etiketler

subversion svn php sql query injection windows linux fstab ntfs css social integration api service network blog apple macosx license db database free seo search optimization meta htaccess apache route router mod_rewrite rss imza signature mail wanda digital ubuntu workspace iphone ipad twitter bootstrap ios app store store in-app purchase purchase subscription verification storekit itunes connect itunes ide editor phpstorm jetbrains deployment version control git html less open source lisans konsol firefox zaman xml nedir mootools ajax xmlhttprequest download javascript js internet css3 logo ipucu mysql optimizasyon analyse procedure startups music ie browser job örnek kod jquery link plugin radio button switch box cache istatistik insanlar server xhtml internet explorer html5 assets framework regex login player url cookie medya newsletter mobile app banner doritos kampanya tytz google lifestream mfyz proje language development style icon ikon grafik gimp howto developer dokuman http sosyal media statistics graph cms osx iOS calendar facebook tool ruffles oyun tebrik kurulum form widget subdomain portfolio design ui ux icons screen opengraph fql spam terminal webkit web app kontrol yapıları if applications date diff mdb2 pear parse export wordpress code sitemap generator share support coding mssql pgsql input textarea select chart compile compiler on-the-fly object www redirect crossdomain table browsers kitap laptop notebook tarih connect while session prepare execute wireless auth nasıl pharma hack