Yaklaşık 1 ay kadar önce Acer 2920z modeli 12.1" ufak bir taşınabilir bilgisayar aldım. Amacım sunumlarımı vs eskisine göre daha taşınabilir olan bu bilgisayar ile yapmak, proje dosyalarımı yanımda taşımak vs.

Bilgisyarı aldığımda sadece kutudan donanımlar çıktı. Ufak kitapçık ve vista broşürleri vs. Herhangi bir sürücü cd, dvd gibi birşey yoktu. Bilgisayarı aldığımda 1 gün sonra kurulum yapıldıktan sonra almam gerektiğini söylediklerinde "Kendim kuramaz mıyım?" diye sordum ve sadece bilgisayarı açıp gerekli talimatları izlemem gerektiğini söylediler. Acer güzel bir mantıkla yaptıkları bir disk isosu yardımı ile vistayı kurdum. Sonra 1 saat kadar başka şeyler kuruldu neyse sabırla bekledim. Sonra ilk defa vista kurcalıyor olduğum için biraz gezindim ve göz boyama dışında hiçbir yeniliğin olmadığını anladıktan sonra istatistiksel yazılımlarımı kurdum. Tabiki bir sürü sorunlar vs bezdirdi.

vista lisansını laptop fiyatının içinde kakalarken yanına dvd koymanın masrafını düşündükleri için önce acer'a sonra microsoft'a güzel sözler saydım. Kurtarma dvd'si denen olayı hallettikten sonra gönül rahatlığıyla partition table'ı kurcaladım, leopar'ı nasıl kurarım gibi planlar yaptım. Acer ve microsoft'un müthiş akıllı politikası sayesinde zaten ufak olan depolama alanımdan 9GB hiçbir şekilde aktif kullanılmadan diskimin bir köşesinde çürüyeceğini gördüm.

Sonrasında tabiki meraklı ben o partitionu silip vista'yı ufalttım diğer partitionu büyütüp loepar için diskin başlangıcına yeni bir alan oluşturdum ve ardından kalyway'ı kurdum. Sonra tabiki çok sağlam olan vista nasıl olduysa bozuldu ve açılmamaya başladı. "Registry can't find system paths" olan ve aslında düzeltilmesi çok da zor olmayabilecek bir hata verip açılmamakta ısrar etti. Ben de elimi acer'in çok iyi fikir olan kurtarma dvd'sine attım. Dvd açıldı sürü sepet dosya açıp kopyalayıp yerleştirdi sisteme. Sonra tabiki hiçbir farklılık olmadığını görmemi sağladı.

Ardından güzel sözler söyleyerek bastım formatı vistaya, tabi aklımda kurtarma dvd'sinin vistayı boş diske kurabileceği kabiliyetinin olduğunu varsaymıştım. Tabiki böyle birşey olmadı ve elde var sıfır şeklinde neyse belki leopar sorunsuz çalışır diye düşündüm. Tabiki bir parça hayal olduğunu eski hackint0sh maceralarımdan biliyordum.

Leopar'ı kalyway dağıtımından kurduktan sonra şaşırtıcı bir şekilde ses kartım dışında herşeyi (wireless hatta kamerayı bile) hiçbirşey yapmadan tanıdı.

Sonra xp kurmayı düşündüm. E sonuçta vistaya göre daha sadık bir işletim sistemi idi. Fakat xp kurmamla driver sorunları yaşamam bir oldu. 60% sürücüleri çalıştırabilir hale getirdim fakat ekran kartı ve ses kartı ile LAN kartı bir işime yaramıyordu. Banim için kablosuz ağ kartımı kullanabilmek önemliydi. 3-4 günlük araştırma malesef boşa gitti. Yani wireless kartını tanıtamadım.

Burada dizüstü üreticilerinin diğer aptal stratejisi olan AYNI MODEL (hatta alt modeli bile aynı. seri, model herşeyi aynı) olan bilgisayarlarda neden FARKLI model hatta farklı marka kartlar, çipler kullandığını anlayamamı pekiştirdi. Destek sitesine giriyorsunuz çok güzel bir şekilde rahatça bilgisayarınızın sürücü indirme sayfasına ulaşıyorsunuz. Bilgisayarınızda 1 tane kablosuz ağ kartı, 1 tane ekran kartı, 1 tane web cam olmasına rağmen 8 tane farklı kablosuz ağ kartı sürücüsü, 4 tane web cam ve 2 tane farklı ekran kartı sürücüsü olduğunu gördüğünüzde ne yapıyorsunuz? İşin komik yanı o sürücülerden hiçbiri benim donanımımı çalıştırmadı? Şimdi ne yapmalıyım?

Yani bu kadar kıt donanım üreticileri varken insan işletim sistemi-donanım uyumu sorunlarını kafasından atmak için mac kullanmayı bile düşünüyor. Şu an benim için deneysel olaylar bunlar. İlerde mazi olacaklar :-)

Uzun yazdıysam da paylaşmak istedim. Eğer bu konularda çok bilginiz yok, herhangi bir işletim sistemi ile rahatça çalışabilen birisi değilseniz, çok araştırmadan bu tarz aletler almayın ;-)

Macingry

Bir aydan fazladır Leopard'dayım, tiger'a göre oldukça güzel özellikler eklemişler. İnce ayrıntılar var tabiki ama sistemin kullanılabilirliği tabiki değişmemiş. Her zamanki gibi pratik, güzel ve kolay :-)

Çok aptal bir hata buldum, daha doğrusu herkes bulmuş :-) Finder'a yeni bir "görünüm tipi" kazandırmışlar. Dosyaları iTunes'daki coverflow gibi kaydırarak görüntüleyebiliyorsunuz. Finder'ın en sevdiğim özelliklerinden biri de sistemde birsürü gizli dosya bırakarak her klasörü çok fazla özelleştirebilmenizdi.

Yani bir klasörü görünüm olarak bambaşka şekillere sokabiliyordunuz. Aslında bu windows'ta da var senelerdir fakat bu kadar efektif kullanılmıyor. Açıkcası 10'un üzerinde klasörüme çok farklı arayüzler hazırlamıştım çalışmak için.
Özellikle projeleri ağaç yapısında çalımak, uygulama klasörümü büyük ikonlarla seyretmek, yedek diskimin içindeki her klasöre çok farklı ikonlar belirlemek çok iyi oluyordu. Özellikle de sidebar'ı çeşitli boyutlara küçültebilmek çok iyiydi. Çünkü her klasörde sidebar kullanmıyorsunuz.

Leopard'da da bu özellikler korunmuş GİBİ :-) sorun, her klasörün görünümünü finder artık hatırlamıyor. Yani habire çalışma klasörlerinde ağaç yapısına geçiyor, normal klasörlerde ikon görünümüne geçmek zorunda kalıyorum. Oldukça sinir bozucu bir durum. Umarım 10.5.3 veya 4-5 gibi yakın sürümlerde bu hatayı giderirler.

Ek olarak dock'taki folder stack'lar oldukça kullanışlı fakat körlere yönelik olduğunu düşünmeye başladım çünkü uygulamalarımı koyduğum klasörü açınca ikonlar 96px boyutunda gibi büyük boyutlarda açılıyor. Basit bir liste olan uygulamamı bulmam da zorlaşıyor. Umarım kısa süre sonra stack'lara daha fonksiyonel özellikler katarlar, ikon boyutu, fan'daki ikon sayısı vs fln.

Chroma player'ımı lisansladım

Chroma Player About Screen

Yeni özelliklerine dayanamayıp chroma player'ın lisansını aldım. 22$ böyle pratik ve yetenekli bir oynatıcı için oldukça makul bir fiyat zaten.

http://chromaplayer.com/
Bazı ev kullanıcıları, bilgisayar korsanları ve meraklılar çoktan Linux ya da başka bir açık kaynak kodlu yazılıma geçerken, kurumsal kullanıcılar bu konuda biraz daha çekingen davranıyorlar. Açık kaynak kodlu yazılım tam olarak nedir? Lisanslama ve teknik destek konusunda bilinmesi gereken önemli noktalar nelerdir? Bu yazıda bu ve bunun gibi pek çok soruya cevap bulacaksınız.

Kapalı Kaynak Kodlu Yazılım Nedir?

Açık kaynak kodlu yazılımın ne demek olduğunu anlamak için, öncelikle bilindik kapalı kaynak kodlu yazılımların nasıl çalıştığını incelemeliyiz. Mutlaka Windows XP, Office XP yada Adobe Photoshop ya da benzeri bir program kullanmışsınızdır. Bunların hepsi kapalı kaynak kodlu yazılımlara örnek.

Bütün bildiğiniz programlar başlangıçta yazıdan oluşan bir kaynak koduna sahiptirler. Onlarca, belki de yüzlerce bilgisayar programcısı bu kaynak kodunu yazıp sonra da daha hızlı çalışan makina dili ya da ikili (binary) sürüm haline getirmek için bu kodları derlerler (compile). Bu ikili dosyalar Windows XP ya da Office XP aldığınızda size verilen CD'lerde bulunur.

Bu işlemi fırından ekmek almaya benzetebilirsiniz. Fırıncı çeşitli hamur işi yiyecekler için tariflere sahiptir. Siz fırına girer belli bir ücret öder ve istediğiniz ürünü alırsınız. Fakat aldığınız şey ekmektir kesinlikle tarif yanında gelmez.

Açık Kaynak Kodu Nedir?

Tekrar fırın örneğimize dönelim. Ekmek alırken fırıncının size birde tarif verdiğini düşünün - Açık Kaynak Kodlu yazılımla durum tam bu şekilde oluyor. Asıl kaynak kodunu almanın yanında bunun üstünde değişiklik yapma hakkına da sahip oluyorsunuz. Ek olarak ürününüzü satabilirsiniz fakat kaynak kodunu açık olarak vermeniz şartıyla. Böylece başka biri de sizin programınızı değiştirebiliyor.

Açık Kaynak Kodlu yazılımların her zaman bedava olması gerekiyormuş gibi yanlış bir anlama var. Genellikle bedava (free) kelimesi, kodu görüp değiştirebilirsiniz anlamında kullanılıyor. Programları internetten bedavaya indirebileceğiniz gibi bazı insanlar kutulu ürünle birlikte CD, kullanım kitapları ve teknik destek almayı seçiyorlar. Kutulu ürün almak, hızlı internet bağlantısı olmayanların sorunlarına çözüm bulma sıkıntısıdan ve teknik destekten yararlanabilecek olmanın verdiği rahatlığı tatmak için tercih ediliyor.




Lisans Masrafları



Bireysel Kullanıcılar

Masraflar son kullanıcılardan saklandığı için, bireysel kullanıcıların yazılım lisans masraflarından korkmalarına gerek yok. Örneğin bugünlerde yeni bir Dell marka bilgisayar aldığınızda %100 ihtimalle Windows XP önceden yüklenmiş olarak gelecek. Lisans masrafı fiyatın içine dahil edilmiş olduğundan, çoğu kullanıcı zorunlu "Microsoft Vergisinden" haberdar değil. Eğer sisteminizi biçimlendirip (format) bir daha Windows kullanmasanız da, gizli lisans ücretini ödemek zorunda bırakılıyorsunuz.

Kurumsal Kullanıcılar

İş yerleri açısından baktığımızda lisanslama ve buna bağlı olan masraflar çok daha karmaşık bir hal alıyor. Sırf lisanslama kurallarına uymak için tam zamanlı eleman çalıştıran büyük firmalar var. Eğer bir ev kullanıcısıysanız basit bir lisanslama işinin neden bu kadar büyütüldüğüne bir anlam vermezsiniz. Olayın daha derinine bakalım.

Her hangi bir ofiste çalışan bir PC'yi ele alalım. Bu bilgisayar satın alındığında, büyük ihtimalle Windows ve bu yazılım için olan hologramlı lisansıyla birlikte gelecektir. Lisans kurallarıyla uyumluluğu sağlamak için ne kadar bilgisayarınız varsa o kadar hologramlı lisansınız olması gerekiyor. Örnek vermek gerekirse, on adet dizüstü bilgisayarınız varsa ve buna karşılık on adet de Windows XP hologramlı lisansınız varsa sorun yok demektir.

Peki bu bilgisayarları yükseltmek (upgrade) yada yenilemek isterseniz ne olacak? Microsoft, genellikle bu işler için, yeni bir yazılım ve ona uygun hologramla gelen, yükseltme lisansı sunuyor. Bu yeni hologramı kullanabilmeniz için eski hologramlarınızın da elinizde duruyor olması gerekli. Şimdiye kadar çok karmaşık olduğu söylenemez, fakat olaya birde sunucu tarafından bakalım.

Tabii ki sunucu lisansıyla birlikte gelen sunucu işletim sistemini satın almanız gerekiyor. Örnek olarak Windows 2003 Server'a bakacak olursak, CDW.com'da 689$ civarı bir fiyata sahip. Bir sunucu, kendine bağlanan bilgisayarlar olmadan pek bir işe yaramaz ve bu bağlantılar için de lisans almanız gerekiyor. Bunlara Client Access Licences (İstemci Erişim Lisansı) ya da CAL deniyor.

Her bir CAL yaklaşık olarak 27$ gibi bir fiyata lisanslanır ve bu parayı istemci bilgisayarın işletim sisteminin üstüne ödemeniz gerekir. Yani Windows XP Pro için ödediğiniz 270$'ın üstüne ek olarak, şirketin sunucusuna bağlanmanız için 27$ daha vermelisiniz. Bütün bunlardan başka, lisans kurallarına uyumlu olmanız için bütün bu hologramları da saklamanız gerekiyor.

Bu lisans fiyatları, eğer büyük bir firmaysanız ciddi anlamda düşürülebiliyor. Microsoft ve diğer yazılım firmaları çoklu lisanslamalar için özel seçenekler sunuyorlar. Ayrıca eğitim kurumları Microsoft yazılımlarını ucuza alabiliyorlar (nispeten ucuza).

Microsoft'un lisanslamayla ilgili sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

Açık Kaynak Kodlu Yazılımlar İçin Lisans Masrafları

Açık kaynak kodlu yazılımlarla lisans masraflarını sıfıra indirebilirsiniz. Gentoo, Slackware ya da Fedora gibi linux dağıtımlarını yüklemek için yapmanız gereken sadece internetten indirmek, CD'ye yazmak ve kurmak. Eğer bir kurum teknik açıdan yeterliyse, açık kaynak kodlu yazılımlara geçmekle hem zaman açısından hem de para açısından inanılmaz kazanç sağlayabilir.

Yakın zamanda, Linux dağıtımlarının teknik destek ve bakım anlaşmaları sunması konusunda bir patlama yaşadık. Bazı durumlarda parasal açıdan olan masraflar Windows'unkine benzeyebiliyor. Örnek olarak, bakım anlaşması içinde ve beş iş istasyonu için olan SUSE Linux masaüstü dağıtımı 598$. SUSE Enterprise Sever 8 bir senelik destek anlaşmasıyla 999$.

Teknik Destek

Kapalı kaynak kodlu yazılımı savunanlar genellikle, açık kaynak kodlu yazılımların teknik desteğinin zor bulunduğunu söylerler. Hiç bir şey ortada olan gerçekleri değiştiremez. Eğer SUSE ya da Red Hat gibi bir linux işletim sistemi aldıysanız, aynı Windows aldığınızda olduğu gibi size destek alabileceğiniz eposta/telefon numaraları veriliyor.

Bir başka iddia ise, Açık kaynak kodlu yazılımların destek belgeleri, internet üzerinde yayılmış bir halde bulunduğu ve bunların ortak bir yerde toplanmadığıdır. Buna karşılık Windows'un TechNet bilgi bankasında teknik destek belgeleri bir yerde toplanmış durumda, fakat genelde tam değiller. Sorununuzla ilgili mantıklı kelimelerle yapacağınız Google araması genellikle bütün sorunlarınıza çözüm olacaktır, Windows ya da Linux fark etmez.

Bazı firmalar yazılımlarının sınırlarını zorlarlar. Windows'la çalışan bir saha danışmanı olarak, TechNet'te can sıkıcı "Böyle bir sorun olduğunu biliyoruz, fakat henüz çözümü yok." mesajlarıyla çok karşılaştım. Outlook 2002 PST'sinin 2 GB'lik dosya boyutu sınırı bunun en güzel örneklerinden biri. PST dosyası bütün Outlook bilgilerinizi içinde barındırır ve siz e-posta alıp gönderdikçe hızlı bir şekilde büyür. Bütün yazışmalarını, PST dosyası en sonunda patlayana kadar saklayan pek çok kullanıcı var. Bu konuda bazı çalışmalar yapıldı ama hiç bir zaman kesin çözüm yaratılamadı. Outlook kapalı kaynak kodlu bir yazılım olduğundan sorunu çözmek için üreticiyi beklemekten başka bir şansımızda ne yazık ki yok.

Açık kaynak kodlu yazılımları, satın aldığınızda gelen ilk sınırlarının ötesine zorlayabilirsiniz. Eğer Outlook açık kaynak kodlu bir yazılım olsaydı, 2 GB dosya boyutu sınırı sorununu Microsoft'u beklemeden çözebilecektik. Kaynak kodu sizin onu değiştirebilirsiniz. Tabii ki bu işlem size bir miktar masraf çıkaracaktır fakat en azından sınırlarınızı kendiniz koyabilirsiniz.

Sonuç

Açık kaynak kodlu yazılımlara geçmek bazı firmalar açısından çekici olabilir. Lisans işleriyle uğraşmak zorunda olmayan IT elemanları daha önemli işler yapmak için zaman bulabilirler. Bazı durumlarda bilgili teknik elemanlar sayesinde lisans masraflarını sıfıra bile indirebilirsiniz.

Kurumsal teknik destek ya da bakım anlaşması isteyen firmalar ise, SUSE ve Red Hat gibi ticari Linux dağıtımlarından yararlanabilirler. Son olarak, kaynak kodunu incelemek ve değiştirmek, açık kaynak kodlu yazılımlara geçmek için en iyi nedenlerden biri. Yazılım üreticisinin sorunu çözmesini beklemek zorunda değilsiniz, doğrudan kendi çözümünüzü kendiniz yaratabilirsiniz!


Kaynak : BiLTeC'den alınmış olup tomshardware.com.tr tarafından yazıldığı sanılmaktadır.

Popüler Etiketler

ruffles wanda facebook oyun ie browser rss lifestream dokuman javascript ipucu www subdomain redirect crossdomain php xhtml css job digital htaccess url xml nedir örnek kod html object mod_rewrite cookie assets svn subversion proje opengraph api optimization fql developer export social media sosyal medya twitter applications macosx free wordpress plugin framework pear mdb2 db database mysql mssql pgsql ide editor phpstorm jetbrains deployment version control git less query select linux konsol login blog cms tebrik mfyz optimizasyon apache route router doritos search google compile compiler windows app on-the-fly ui ux css3 webkit form imza signature mail service mootools jquery sql analyse procedure pharma hack apple iphone coding connect notebook laptop lisans license support radio style firefox logo network injection ipad html5 newsletter ios app store store in-app purchase purchase subscription verification storekit itunes connect itunes meta design tool internet explorer table istatistik calendar input textarea chart grafik internet icons integration server icon ikon download banner spam date diff iOS language bootstrap gimp screen terminal open source js kampanya tytz link mobile portfolio session ubuntu ntfs fstab kurulum nasıl workspace howto cache tarih graph share kitap development xmlhttprequest ajax statistics parse wireless box zaman browsers generator auth http osx button prepare execute regex startups seo insanlar widget player sitemap switch code music kontrol yapıları if while web app