Geçen sayıda, günlük hayatımıza giren dijital alışkanlıkların yeni bir türü olarak hayatımızı dijital ortamda kaydetmek üzerine, ağırlıkla sağlıklı yaşam için üretilmiş bazı donanımlardan bahsetmiştim. Bu sayıda daha genel bir konudan, konum bazlı servisler ve uygulamarın hayatımızdaki yerinden bahsedeceğim.

Bilgisayarların cebimize girmesinin yanı sıra mobil internetin de yaygınlaşması sayesinde kesintisiz bağlı yaşamaya başladık. Artık mobil cihazımızdan her an istediğimiz bilgiye ulaşabiliyoruz.

Cihazların küçülmesinin yanı sıra, donanımsal olarak yapabildikleri sayesinde her gün bir çok yaratıcı ürünle karşılaşıyoruz. Özellikle iPhone ve Android ile çalışan akıllı telefonlar sayesinde uydu konumumuzu hesaplatabiliyoruz. Bunun anlamı, birkaç metre sapmayla konum bilgisi elde edebiliyoruz cebimizde taşıdığımız cihazlarda.

Teknik bir bilgi olmasından dolayı bu açıklama hala çok anlam ifade etmese de pratikte çok faydalı bir bilgi olarak kullanılıyor. En basit örneği ile, konum bazlı bilgi ilk olarak ve halen en çok kullanılan bir araç olarak, yön bulmak için kullanılıyor. Yön bulmak için artık uydu konumlandırma cihazlarına ihtiyacımız yok çünkü artık bu teknoloji cep telefonlarımıza sığabilecek boyuta indirildi. Çünkü eskiden uydu konumlandırma cihazlarıö daha çok askeri amaçlarla biraz daha büyük cihazlar olarak kullanılıyordu.

Devamını Oku →
Özellikle mobil internet ve lokal internet kaynaklarının çoğalmasıyla bilgiye erişilebilirlik son 10 yılda inanılmaz kolaylaştı. Doğal olarak üretilen bilginin miktarı da artmaya başlamıştı yıllar öncesinden. Eski klasik internet sitelerindeki yaklaşım daha çok bilgi sağlayıcıları ve tüketiciler olarak ayrışan bir yapıda idi, sonrasında ise tüketiciler üreten olmaya başladı ve CRM’in bu kadar önemli olduğu bir pazarlama dünyasında tüketicilerin ilgisini çeken kaynaklar da kendileri olmaya başladılar, aslında diğer tüketiciler. Bu da crowdsourcing’i doğurdu. Yani içeriği de tüketenler sunmaya ve bilgileri birleştirmeye başladılar. Bununla beraber sanki suyun altında patlayan bir balon gibi birkaç yıl içinde yüzlerce teknoloji startup’i kuruldu ve yüzeye çıkmaya çalıştı. Hala bile bu devinim çok yüksek. Her gün farklı bir crowdsourcing fikri hayata geçiriliyor, her gün yine bir çoğu fail oluyor ve iş modellerini sonlandırıyorlar veya servis vermeyi bırakıyorlar. Aslında çok doğru bir doğal seleksiyon bu, yanlış bir şey yok.

Bu kadar çok iş fikrinin ortaya çıkmasını ve herkesin girişimci gömleğini giyebilmesini sağlayan yine internet ortamının gerçek pazardan daha risksiz, fırsatlara daha açık ve büyüme potansiyeli sonsuz olması.

Son 5 yılda bu sektörün en büyük oyuncuları o kadar hızlı değişmeye başladı ki artık on yıllar alan “dev olma” süreci şaşırtıcı şekilde basitleşti. Bunun en büyük örneği facebook. Daha 7 yıl öncesinde çok ufak bir denemeyle ve belki biraz da kurnazlıkla ateşlenmiş bir kıvılcım su anda internet devlerini korkutuyor.

Neyse bu kadar girişim ruhunu vurguladıktan sonra asıl bahsetmek istediğim konuya gireceğim. Teknoloji girişimlerinin dünyada bu kadar hızlarla büyüyüp satın almaları beraberinde getirmesi veya yatırımları çekmesini okur dururken, Türkiye’deki hareketin niye bu kadar yavaş olduğunu soruyorum bazen kendime.

Şu an neredeyse bütün internet devi girişimler Amerika merkezli çünkü sadece teknoloji değil herhangi bir girişim fikrini burada tabağına koyabileceğiniz o kadar çok yatırımcı var ki. Belki yıllar öncesinde burada da sadece silikon vadisinin değeri vardı. Çünkü yatırım yapmaya aç ve kurulan her teknoloji girişimini yakından takip edebildikleri etkinlikler, konferanslar düzenleniyordu silikon vadisinde ve birçoğu çok da uzağa yayılamıyordu. Onun için Amerika’daki girişimciler bile başlangıçlarını orada yapmayı tercih ediyordu fakat özellikle son birkaç yılda bu dalga San Francisco ve doğuda New York’a da sıçradı, aynı etkiyi Avrupa’da Londra gibi şehirlerde de görmek mümkün. Fakat hala ülkemizde yeterince etkinlik düzenlenmiyor veya yatırımcı kanalları göremiyoruz. Çok güzel gelişmeler var fakat hala sancılı İstanbul’da, diğer şehirlerde ise neredeyse sansınız yok.

Ancak Türk girişimcilerinin çok akili hareketler yapmaya başladıklarına şahit olmaya başladım, bir kısmı bu işi Amerika gibi merkezlere taşımaya çalışıyor, bir kısmi zaten Amerika’da yaşayan Türklerden oluşuyor.


Çünkü bu sadece yetiriciyi bulmak değil bir yandan da yaptığınız is fikrini lokal değil global kurgulamanızı sağlıyor. Buna en çok teşvik eden faktör ise Techcrunch, Ycombinator, Startupweekend, hackatonlar gibi hızlı başlangıç etkinlikleri. Eğer bu etkinliklere sadece seyirci bile iseniz bu ruhu size aşılayan bir motivasyon eğer özgün bir fikriniz varsa sizi ateşlemeye yetiyor.

Sonuçta Türkiye’de yavaş da olsa da bir hareketlilik var. Bu kalabalığın içinden akıllı olanlar iş fikirlerini lokal değil dünyaya açmayı başarıyorlar ve bir şekilde Amerika’daki kaynaklara ulaşıyorlar. Birkaç yıl içinde Türkiye’den çok daha başarılı iş fikirleri çıkacağına inanıyorum.

Tek tehlike Türk gibi çalıştığımız için heyecanlı ve enerji dolu ise başlayıp çok çabuk motivasyon kaybetmemiz veya duygusal boşluklardan dolayı profesyonel olmayan şeyler yaparak ortaklıkları veya iş planını bozabiliyoruz. Bunun için bir startup ruhuna çok uygun ama başarılı bir iş sürdürmeye uzak bir toplumuz. Yine de çok başarılı ekiplerin çıkacağını göreceğiz hep birlikte.
14 Ağustos Pazar ´11

Uzun suredir amerika pazarinda olamayan Spotify sonunda amerika'da yayin yapabilir durumda ve herkes cesitli online muzik servislerini kullanmayi birakip spotify'a saldirmaya basladi. Acikcasi ben neredeyse tum online muzik servislerini kullanip abonelik aliyordum, her serviste eksik birseyler buluyordum, kimi native app destegi sunmuyor, kiminin mobil uygulamalari cok yetersiz. Kimi cok reklam yapiyor idi vs. En son grooveshark'i uzun suredir kullanir ve bircok playlistimi orada saklar olmustum, fakat biliyorsunuz tarayici ustunde muzik yayini yapmanin bazi sikintili yanlari var. Ayrica mobil uygulama konusunda android destegini kotu ses kalitesi de olsa verebiliyor fakat ios cihazlarda kullanamiyordunuz.

Cok oncesinde de last.fm'i cok uzun sure kullanmistim, sosyal yapisi her zaman last.fm'i ayri yapacak. Web arayuzunu de masaustu radyo uygulamasini da cok seviyorum ve hala scrobble icin kullaniyorum. Tabi ki last.fm'i muzik kaynagindan cok muzik sosyal komunitesi olarak goruyorum. Fakat hala bir eksiklik seziyordum last.fm'de.

Simdi spotify ile birkac aydir oynuyorum ve gelir modellerini pandora gibi cok guzel entegre etmisler. Ne cok rahatsiz edici ne de cok bos. Spotify'in en sevdigim yani ses kalitesi yuksek yayin yapiyor 3G ile bile dinliyor olsaniz. Ayrica airplay gibi yeni apple feature'larini destekliyor. Ayrica pandora gibi loop etmiyor ki pandora'nin eksik gordugum tek yani bu. Her ne kadar music genom projesi olarak kendilerini adlandirsalar da muzik baglari ve radyo akisini gucsuz buluyorum. Ama bu hali bile bir internet radyosu icin guclu.

Spotify'da farkli gordugum diger sosyal yapi da lokal listeler, yani kuzey amerika icin o haftanin toplistini genre'ya gore gezebiliyorsunuz. ve tabi ki en sevdigim ozelliklerinden bir digeri de bir arkadasinizin veya dj'in playlistine subscribe olabiliyorsunuz.

Tek eksik gordugum yani local muzigimi kendi hesabima playlist olarak yukleyemiyorum. Yani derdim bilgisayarimdaki muzigi bir sekilde online playliste cevirmek. Offline olarak yine music player'dan dinleyebiliyorum ve mobil cihazlarimla senkronize etmemi sagliyor (ki muthis bir arti ozellik bu) ancak hala itunes'daki playlistimi online olarka yayinlayamiyorum ve bir arkadasim o listeye subscribe olamiyor. Google music bunu yapar gibi oldu ama sosyal degil.

Su an hala oynuyorum ancak kesinlikle diger servislerden one cikiyorlar.

http://www.spotify.com/

Popüler Etiketler

php coding iphone internet statistics iOS css kitap wanda digital medya social blog örnek kod webkit web app app music google rss lifestream parse xml sql query injection twitter jquery javascript widget gimp html5 mobile browsers table ide editor phpstorm jetbrains deployment version control svn git html less ios apple itunes banner sitemap generator mfyz facebook media firefox download imza signature mail ie internet explorer css3 wireless doritos kampanya tytz screen konsol terminal open source lisans nedir js bootstrap apache kurulum windows startups server nasıl linux login link plugin applications macosx free kontrol yapıları if switch url service tool search chart api osx htaccess route router mod_rewrite wordpress cms subversion icon ikon grafik calendar logo support mootools ajax xmlhttprequest cookie subdomain optimization meta ui design development portfolio connect box auth mysql optimizasyon analyse procedure notebook laptop license sosyal spam ubuntu workspace language style share ux form pear mdb2 prepare execute button cache regex date diff zaman tarih ipad export istatistik insanlar ruffles oyun pharma hack textarea player db database network while opengraph graph ipucu seo dokuman icons www redirect crossdomain framework browser http session assets compile compiler on-the-fly newsletter ntfs fstab mssql pgsql radio proje developer app store store in-app purchase purchase subscription verification storekit itunes connect integration xhtml select input job code howto fql tebrik object