SequelPro: MacOSX kullanıcıları için PHPMyAdmin alternatifi

MacOSX’de php geliştirme ortamı kurmak, diğer işletim sistemlerine göre çok daha kolay. MAMP ile neredeyse tek drag & drop ile apache, php, mysql üçlüsünü çalışır hale getirmek mümkün.

Eğer *AMP kullanan bir web geliştiricisi iseniz muhtemelen tüm veritabanı yönetiminizi phpmyadmin ile yapıyorsunuzdur. PHPMyAdmin kuşkusuz taşınabilir ve esnek yapısıyla istediğiniz gibi özelleştirebileceğiniz bir yönetimsel araç. Fakat bazı noktalarda bazen bir masaüstü aracının sunacağı özellikleri sunamayabiliyor.

Sequel Pro, adından paralı bir yazılım gibi bir çağrışım yapsa da ücretsiz bir yazılım. Basit ve minimalist bir arayüze sahip Sequel Pro’nun kullanımı oldukça kolay.

Okumaya devam et “SequelPro: MacOSX kullanıcıları için PHPMyAdmin alternatifi”

iOS uygulamanızı web sayfanızda AppStore çubuğu ile erişilebilir hale getirin

Eğer bir iOS mobil uygulamanız var ise web sayfanıza ekleyeceğiniz basit bir meta etiketi ile uygulamanızı sayfanıza bağlayabilir ve kullanıcılarınız mobil sayfari ile sayfanızı görüntülüyorsa AppStore banner’ı ile uygulamanıza daha kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Görsel şekilde müdahale edemeyeceğiniz bu bannerı basit bir meta etiketi ile oluşturmak mümkün.

[code=html][/code]

iTunesConnect’den edineceğiniz nümerik uygulama kimliğini your_app_id ile değiştirerek sitenizin anasayfasına ekleyebilirsiniz. Gerisini safari hallediyor.

Ayrıca iPad gibi geniş ekranda görüntülendiğinde ayrıca uygulamanızın ekran görüntülerinin bir setini bu bar içinde görebiliyor kullanıcılarınız.

LESS dosyalarınızı anlık css’e çevirin

Less dosyalarıyla çalışıyorsanız ve eğer arayüz geliştiriyorsanız yazdığınız kodu tarayıcıda anlık olarak görmek isteyeceksiniz. Less dosyalarını kaydettiğiniz gibi derleyen aşağıdaki araçlarla hangi platformda çalışıyor olursanız olun otomatik olarak derletebilirsiniz.

Less derleyicilerini toparladığım ufak bir yazı hazırladım: https://mfyz.com/tr/less-dosyalarinizi-anlik-csse-cevirin

LESS dosyalarınızı anlık css’e çevirin

Css yazmayı bırakıp Less ile çalışmaya başlamadınız mı? O zaman şu bökümandan devam edin ve less’in avantajlarına göz atıp size ne fayda sağlayabileceğiniz basitçe anlayabilirsiniz.

Less dosyalarıyla çalışıyorsanız ve eğer arayüz geliştiriyorsanız yazdığınız kodu tarayıcıda anlık olarak görmek isteyeceksiniz. Less dosyalarını kaydettiğiniz gibi derleyen aşağıdaki araçlarla hangi platformda çalışıyor olursanız olun otomatik olarak derletebilirsiniz. Hatta bazıları, açık olan tarayıcılarda, lokal geliştirme ortamınıza ait bir URL açıksa onu da otomatik yeniliyorlar. Dolayısıyla sadece tarayıcınızı kontrol etmeniz yetebiliyor değişiklikleri görmek için.

Bu derleyiciler aynı zamanda less kodunuzu denetleyerek hataları bildiriyorlar. Sonuç olarak yazdığınız less dosyalarınız da css dosyalarınız da geçerli css çıktısı olarak sitenizde yayınlanıyor.

Less.app

Sadece MacOSX’de çalışan bu uygulamaya çalıştığınız projeleri, klasörleri sürükleyip bırakarak otomatik tarattırıp proje olarak ekliyorsunuz. Size o projede bulduğu bütün less uzantılı dosyaları listeliyor. Dosyalar güncellendiği anda da dosyaları css dosyalarına derleyip growl uyarısı ile bildiriyor. http://incident57.com/less/

Simple Less

Bu uygulama biraz daha basit bir arayüze sahip ve tüm platformlarda çalışıyor. Çok platformda çalışan geliştiriciler için oldukça ideal. http://wearekiss.com/simpless

Winless

Sadece Windowsta çalışan, klasik Windows arayüzüne sahip ufak bir araç. http://winless.org/

Google plus app altyapisi yapmayi planliyor mudur?

Google plus buyuk bir sisirme ile release oldu herkes hesap aldi hicbir hareket olmadi, tam da bir google social network faili dememize ramak kalmisti ki hizli bir sekilde oyunlar sonra da marka sayfalarini acti, dolayisiyla oyun sirketleri oyunlarini google plus’a tasimaya, sirketler de markalari icin sayfalar uretmeye basladi.

Acikcasi birkac kere bilindik techcrunch, mashable ve birkac apple fan sitesinin accounlarini takip etme girisimim oldu ama hicbir zaman twitter veya facebook feedim gibi takip eder olmadim google plusu, hatta notificationlari cok dogru yerlestirmis olsalar dahi hic ilgimi cekmedi kosedeki 3-5 rakami google plus barindaki.

Sonuc olarak googel plus icin tek cikis yolu senaryom var ve bundan cok buyuk oranda eminim ki google bu konuda sadece dogru zamani bekliyor herkese sunmak icin. Bu yol da tabi ki gelistiricilere bir uygulama altyapisi sunmak, bakin facebook her gun oyuncak gibi apisini, app policy’lerini degistirip duruyorlar, kimse de gikini cikaramiyor buna ragmen her sitede like, comment butonlari, connect ile 1-click signup’lar goruyoruz. Nedeni ise uygulamalar icin bas agrisiz bir kullanici deneyimi sunmalarini saglayacak cok guzel bir arac sunuyorlar.

Google plus boyle bir altyapiyi sunsa facebook’dan cok cok cok daha guclu olacagina inaniyorum, cunku evet facebook veri sunuyor fakat veriyi sunma, gosterme vs konusunda bir arac degil, sadece veri kaynagi, su an populer cunku elindeki veri cok guvenilir yuksek oranda dogru ve tekil (fake accountlarin orani o kadar cok da degil)

Google’in harita, docs, takvim hatta gmail’e bile izinli erisim saglamasi akilalmaz uygulamalar gelisebilecegini gosteriyor bana. Ha insanlar bir parca yapiyor bunu zaten. Tabi senaryo bu kadar kolay ve parlak degil. Google nasil yapacagini bir sekilde cozmeli ve elindeki kisisel veriyi dogaltmanin yolunu bulmali. Kimse google’daki profillerini doldurmaya yeltenmiyor, dogru bilgi sunmaya calismiyor.
Eger google bu altyapi ile dogru bilgileri sunabilir hale gelirse facebook’a zor zamanlar yasatabilir tabi facebook’un sadece izleyici oldugunu varsayiyorum bu senaryoda 🙂

Ne kadar cenemizi yorsak da popcorn’umuzu hazirlayip izlemek disinda yapabilecegimiz birsey yok.

Google Music icin iOS web uygulamasi yayinladi

Google gecen gunlerde music servisinin iOS tarayici uygulamasini yayinladi. Beni sasirtan sey yillardir insanlar native uygulama mi yoksa web app mi diye mobil sunumlarini doldurup durdular, hatta ben de hatirliyorum bunu yaptigimi defalarca. Sonunda herkes native uygulamanin avantajini soyleyip durup tarayici uygulamalarini yerlere vuruyorlardi. Google gmail vs gibi bircok tarayici uygulamasindaki basarisini burada da gostermise benziyor. Ilk denememde ilk merak ettigim tarayici kapandiginda da calismaya devam edip etmemesiydi, tabi ki devam ediyormus. Diger sey ise iphone veya ipad’den cihazdaki kontrollerle tarayicidaki kontrolleri yonetebilmekti. Bunun anlami iphoneu kapatsam bile kulakliktaki tuslarla kontrol edebilecegimdi. Son olan sey ise airplay ile muzigi televizyona daha dogrusu apple tv bagli ses sistemine yayin yapabilmekti ve burada gercekten sok oldum. Sonuc olarak google ios tarayici uygulamalari konusunda asfalti aglatmis biraz.

Denemek icin sahip oldugunz google hesabinizla iOS cihazinizda safariden music.google.com adresine girmeniz yeterli.

Tabi ki native bir uygulamanin yerini tutmaz ve en kisa zamanda ios uygulamasini gorecegimizi dusunuyorum google music sevrisi icin. Google music’de gordugum tek eksik sosyal bir yaninin olmamasi. Su an ortaya cikan servislerin sosyal networklere bagli olmamasi gibi bir secenegi olmadigini dusunuyorum artik. Umarim google bu sosyal aglari sallamama tavrini yeni servislerinde de devam ettirmez. En azindan google+ entegrasyonu yapmalari viralite icin servisin kaderini etkileyecek bir unsur bana gore.

Surada tech crunc’daki habere ait google music ekran goruntulerini gorebilirsiniz.

Kaynak: http://goo.gl/I09yh