CDN nedir ve neden kullanmalısınız?

CDN: **Content Delivery Network**’ün kısaltması ve **İçerik Dağıtım Ağı** olarak Türkçe’ye çevirebilecek bir kavram. CDN’ler, statik içeriklerinizin normalde daha hızlı tarayıcıya ulaştırılması için düşünülmüş bir dağıtım yapısıdır.

## Statik içerik nedir?

Statik içerik grubuna, javascript, css, görseller, statik html dosyaları gibi, bir sunucu programlama dili ile dinamik şekilde oluşturulmayan tüm içerikleri dahil edebilirsiniz. Bir kere hazırlanıp sunucuya konduktan sonra değişmeyeceği planlanan içerikleri, farklı coğrafyalardaki veri merkezlerine dağıtarak, kullanıcılara daha hızlı iletmeyi amaçlayan içerik dağıtım ağları sadece bulut servis sağlayıcıları tarafından sağlanıyor.

Basitçe, iki tür CDN vardır, biri genel amaçlara yönelik tasarlanan, herkese açık ve dökümante edilmiş CDN’ler, diğeri de özel tasarlanmış ve genellikle kapalı kullanım için tasarlanmış olanlardır.

İkinci model, ileri aşamada yapacağınız bir geliştirme olacağı için şu an detaylarına girmeyeceğim. Size bu yazıda, özetle ilk model açıklayıp örnekleyeceğim. İlk modeli kullandığınız kütüphane bazlı projeler (örnegin jQuery, twitter bootstrap, angular, backbone…) kendi networkleri aracılığıyla sağlıyorlar veya google, microsoft gibi büyük bulut servis sağlayıcıları, birden fazla projeyi içeren herkese açık CDN servisleri sağlıyorlar.

## Nasıl çalışıyor?

Bir websitesi hazırladınız; arayüzü twitter bootstrap ile şekillendirdiniz; jQuery kullanan birkaç kütüphane ile sitenizi interaktifleştirdiniz ve fontwesome kullanarak da elementlerinize semboller ekleyerek arayüzünüzü güçlendirdiniz. Bu kütüphanelerden bazısı sadece tek bir javascript dosyası, bazısı da css ve başka formatlarda dosyalar kullanmanızı gerektiriyor. Normalde, bütün bu dosyaları geliştirme ortamınızda sitenizin asıl dosyaları ile beraber sunmanız ve öyle kullanmanız gerekiyor.

Sitenize giren kullanıcı, tarayıcıda bir sayfa bile ziyaret etse hem sayfanızı istiyor hem de bütün javascriptleri, kütüphaneleri, görselleri, css stil dosyalarını istiyor. Sayfanızı her halükarda sunmak zorundasınız ancak sayfanızda kullandığınız statik dosyaları bu CDN servislerinden adresleyerek tarayıcıların o kütüphaneleri o servislerin domainlerinden indirmesini sağlayabilirsiniz. Bu servisler bu statik dosyaları olabilecek en hızlı şekilde sunmak üzere tasarlandıkları için her zaman sizden daha iyi çalışacaklardır. Ayrıca fakrlı bir domainde oldukları için daha önce yüklenmeye başlayacaklar (parallel download) ve muhtemelen başka bir sitede kullanıcı o dosyayı daha önce indirdiği ve uzun cache periyodlarıyla kullanıcının bilgisayarında saklandıkları için de muhtemelen tekrar indirilmeden doğrudan tarayıcıya yükleneceklerdir. Sitenizde belirli bir kutuphane icin CDN kullanmak için:

[code=html][/code]

yerine

[code=html][/code]

kullanmanız yeterli olacak. Gördüğünüz gibi bu jquery’e özel tanımlanmış bir CDN adresi. Herkese açık ve birden fazla kütühane içeren ortak CDN servislerini tercih etmeniz daha iyi performans almanızı sağlayabilir.

Sonuç olarak bu servisler sadece bu amaca hizmet etmek için çalıştıkları için siz sitenizi veya bu statik içeriklerinizi ne kadar optimize ederseniz edin en iyi ihtimalle onlara yakın, çoğu zaman daha düşük bir performansta çalışacağı için CDN’leri kullanarak zaman ve performans kazanabilirsiniz.

## Peki, hangi servis?

Ufak bir araştırma ile herkese açık bir çok CDN servisi bulabilirsiniz hem de kafanızı karıştıracak miktarda. Aralarından en çok kütüphaneyi bir arada bulabileceğiniz bir tanesini tavsiye edip bitireceğim. Cloudflare’in bir çok popüler kütüphaneyi içeren herkese açık CDN servisini kullanarak büyük dağıtma ağına sahip performansından yararlanabilirsiniz.

http://cdnjs.com adresinden kullanmak istediğiniz kütüphaneyi seçip kullandığınız sürümüne ait adresini kodunuzdaki adreslemeyle değiştirebilirsiniz.

CSS ile radio butonlardan segmented control yapmak

Bu form elementinin diğer ortamlardaki adını bilmiyorum ama cocoa’daki (macosx işletim sistemini doğal arayüz kütüphanesi) adı segmented control. Bu yüzden, yazının devamında segmented control olarak kullanmaya devam edeceğim.

iOS arayüzlerindeki on/off swtich’lerini biliyorsunuzdur, geçtiğimiz 2 yılda web’deki implementasyonları o kadar artti ki, artık her yerde basit bir javascript kütüphanesi olarak bu form elementini bulmak mümkün. Sadece javascript değil css implementasyonları da var. Bu yazıda, bu elementin teorisine biraz değineceğim. Ayrıca benim kullandığım method, javascriptin çalışmadığı tarayıcılarda da sorunsuz çalışacak (fallback) hatta css desteklemeyen taryıcılarda dahi fonksiyonalitesini bozulmadan koruyacak standart input, label elementleri ile bunu nasıl yapabileceğinizi anlatacağım.

Ama görsel olarak neyden bahsettiğimi göstermem gerekirse:

Gördüğünüz gibi aslında standart bir çoktan seçmeli tek cevap sorularından bahsediyorum. Bunun için standart form elementlerinden radio butonu kullanarak cevapları tek grup altında label ve input elementleriyle bir formda toplayalım. Okumaya devam et “CSS ile radio butonlardan segmented control yapmak”

HTML ve CSS Başlangıç Rehberi

@shayhowe tarafından hazırlanan HTML ve CSS’e giriş rehberi çok derin olmasa da HTML ve CSS’i genel hatlarıyla özetlemiş. Hem güzel bir sunum ile hazırlanmış hem de güncel bilgilere yer verilmiş. http://learn.shayhowe.com/html-css/ adresinden ulaşabileceğiniz rehber 10 başlıkta toplanmış güzel bir kaynak.

Shay Howe’un daha derin HTML ve CSS konularını topladığı hatta halen yazmaya devam ettiği, gelişmiş HTML ve CSS rehberine de http://learn.shayhowe.com/advanced-html-css/ adresinden ulaşabilirsiniz.

Radio butonları CSS ile makyajlamak

Bildiğiniz gibi bazı form elementlerine (radio butonlar, check butonlar ve birkaç diğer element) kozmetik olarak müdahale edemiyoruz veya kısıtlı şekilde müdahale edebiliyoruz. Sonuç olarak bu elementlerin görüntüsü ve çizilmesi tamamen tarayıcı kontrolünde, çoğu işletim sisteminin arabirim elementleriyle uyumlu şekilde görünecek şekilde ayarlanmış. Web arayüzünde standart elementlere dokunmamak genellikle farklı tarayıcı, farklı cihaz ve farklı işletim sistemlerinde sorunsuz çalışmasını sağlaycaktır.

Fakat bazen bir sayfayı sadece bir cihaz için veya belirli bir tarayıcıda görünecek şekilde tasarlarsınız ve bu noktada kullandığınız tüm elementlere istediğiniz tasarımı giydirmek isteyebilirsiniz. Örnegin mobil bir tarayıcıda görüntülenecek bir oyun arayüzü tasarlıyor olabilirsiniz.

Bunun için javascript çözümleri mevcut fakat birkaç css3 özelliği kullanarak sadece css ile çözebilirsiniz. Bu yazıda size radio butonları istediğiniz şekilde şekillendirmeyi anlatacağım. Radio butonları standart kullanımda, yani çoklu secenekten yapılan seçimler için bir örnek üzerinde göstereceğim.

Okumaya devam et “Radio butonları CSS ile makyajlamak”

CSS before ve after sözde elementleri

CSS2 ile gelen en faydalı özelliklerden biri de yeni sözde seçiciler, bunlardan ikisi “before” ve “after” seçicileri birçok minimal yaklaşıma olanak sağladı.

Özelliğin çıkış noktası bir elementin öncesi veya sonrasına noktalama gibi işaretçiler yerleşitrebilmekti. Yani en sade kullanımıyla:

Bu kod ile bir alıntı yazısının başına ve sonuna çift tırnak ekleyebiliyorsunuz:

Kırmızı ile işaretlediğim karakterler css ile eklendi. Ya da devamı olan bir yazı basarken ekrana:

kodu ile “…” ekleyebiliyorsunuz:

Fakat bu yeni sözde seçicileri akıllıca kullanarak bir element üretebilirsiniz. Yani bu seçici “content” özniteliği aldığı zaman dom üstünde yerleşmese de görsel olarak bir element oluşturuyor. Doğal olarak bu elementi block level yapabilir, genişlik yükseklik tanımlayabilir, posizyonlamasını istediğiniz gibi ayarlayabilirsiniz.

Çok yaygınlaşan bir kullanımla, bir elementin başına veya sonuna eklemek istediğiniz ufak simgeleri, resimleri veya işaretçileri bu sözde seçicilerle yaratabilirsiniz.

Basit örnekle size linklerinize simgeler koyabilmeyi anlatacağım. Biliyorsunuz HTML öznitelik seçicileri var css’de ve “target” özniteliği “_blank” olan bir linki diğerlerinden ayrı bir şekilde seçebilirsiniz. a[target=”_blank”] seçicisi dış bağlantıları seçecektir.

Bu kod dış baglantıyı gösteren bir a elementinin sonuna inline-block türünde bir element ekleyecek ve içeriğini boş bir şekilde ayarlayacaktır. Genişlik ve yüksekliğini 16px olarak ayarlayıp art alanını da bir simgeyi olarak ayarladığımızda linkin sonunda bu simgeyi görebileceğiz:

Bu sözde elementlerini şu tarayıcılar destekliyor:

  • Chrome 2+
  • Firefox 3.5+
  • Safari 1.3+
  • Opera 9.2+
  • IE8+ (Ufak problemlerle beraber)

Bu sözde elementlerle yarattığınız içeriğin sadece görsel amaçlarla kullanılmasi gerektiğini unutmayın, birçok erişilebilirlik okuyucusu veya tarayıcısı bu elementleri okuyamadığı için fonksiyonalitenizi bozacak içerikleri bu elementlerle kullanmamaya dikkat edin.

Bu yazıda çok yaratıcı örneklerini görmediniz fakat ne işe yaradıklarını bilmeniz ileride deney yapmanızı kolaylaştıracaktır veya karşılaştığınızda daha kolay anlamanızı sağlayacaktır.

mfyz.com artık mobil uyumlu

Geçen hafta mfyz.com’un mobil uyumlu arayüzü üstüne çalıştım. 4 günlük bir çalışma sonucunda artık siteye mobil cihazlarınızdan uyumlu bir şekilde ulaşabileceksiniz.

Önümüzdeki haftalarda bu konuyla iligili bir yazı serisi yayınlamayı planlıyorum. Bir çok CSS çatısı zaten böyle arayüzleri hazırlamanızı sağlıyor şu anda. Ancak mfyz.com’da arayüzde herhangi bir çatı kullanmamıştım. Belki twitter bootstrap’a geçirebilirdim fakat gerek de görmedim, zaten çok basit bir arayüz yapısına sahip şu an gördüğünüz arayüz.

Masaüstü versiyonu (yukarıda görebileceğiniz şekilde), 800px genişlik ve üstündeki çözünürlüklerde görüntüleniyor. 800px’den küçük çözünürlüklerde site, mobil uyumlu yani akışkan (fluid) arayüze dönüşüyor. Bildiğiniz gibi akışkan arayüzlü sayfalar, çöznürlük bağımsız ekrana yayıldığı için farklı çözünürlüklerde sorunsuz görüntülenebiliyor. Bu açıdan çoğu mobil uyumlu sayfalar akışkan arayüzle tasarlanır.

Tablet cihazlar yan tutulduğunda, genellikle 800px üzeri çözünürlüklere sahip oldukları için mfyz.com’u masaüstünüzdegördüğünüz tasarımıyla görüntüleyebileceksiniz. Dolayısıyla eğer mobil arayüzde eksik olan bir fonksiyonalite var ise tablet cihazınızda yatay konumda tüm fonksiyonlara sahip olacak. Çünkü mobil uyumlu sayfalar fonksiyonalite bakımından sadeleştirilmiş olabilir.

Çoğu tablet dikeyde 800’den daha düşük çözünürlüğe sahip olduğu için, tablet cihazınızı dikey konuma getirdiğinizde mfyz.com’un mobil arayüzünü görmeye başlayacaksınız. Mobil uyumlu sürüm, okunabilirlik açısından font boyutu optimize edilmiş, arayüzü kaydırılan sayfalar şeklinde mobil uyumlu şekilde optimize edilmiştir.

Daha da ufak çözünürlükler için (500px’den küçük çözünürlükler için) font boyutu ve nagivasyon değşiklikleri olacak şekilde küçük ekranlı mobil sürümü görebileceksiniz.

Ayrıca aşağıdaki görselde küçük ekranlı mobil cihazlarda yatayda navigasyon dışındaki değişiklik dışında siteyi mobil uyumlu bir şekilde görebilirsiniz.

PHPStorm bu güne kadarki en eli yüzü düzgün PHP IDEsi

Çıktığından itibaren kullanmaya başladığım ve son 3 yıldır tüm web geliştirme işlerimi PHPStorm IDEsini kullanıyorum.

Java tabanlı NetBeans’i modifiye ederek bir IDE (Integrated Development Environment) yani Entegre Geliştirme Ortamı oluşturdular.

PHP’de en büyük problem entegre bir geliştirme ortamı olmaması. Yani derleyiciyle iyi konuşan, iyi bir hata yakalama, test ortamı veya kod ve yazım zekası na sahip bir editör bulmak çok kolay değil. Bunları, kullandığınız işletim sistemine uygun ayrı ayrı araçlarla sağlayabiliyorsunuz tabii ki, fakat entegre şekilde çalışmalarını sağlamak çok da kolay değil.

PHPStorm ilk çıktığında minimal bir konfigürasyon sunarak kod yazım zekası ile bazı temel yazılım geliştirme araçlarını sunuyordu fakat çok hızlı bir şekilde birçok modern web geliştirme dilini (less, sass, haml) ve birçok uygulama geliştirme çatısını destekler hale geldi. Minimal ayarlarla gelişmiş bir editörden ek farkı yok fakat aşağıda kısaca sıraladığım entegre araçları aktif hale getirildiğinde gerçekten çok güçlü bir geliştirme ortamına dönüştürebiliyorsunuz. İşte benim çok sık kullandığım ve sizin de yüksek ihtimalle işinize yarayacak bazı özellikler ve araçlar.

Gelişmiş kod yazım zekası sadece php’de değil php tabanlı bir web projesinde kullanabileceğiniz olası tüm kodları (html, javascript, css, xml) geliştirmek için kullanabilirsiniz. Ek olarak bu altyapılardaki tüm popüler uygulama çatılarını (framework) kod yazım zekasında kullanılabilir şekilde bulabilirsiniz.

Eş zamanlı hata yakalama, xdebug ile çalışan web uygulamanızı editörünüzle entegre ederek eş zamanlı uygulama analizi yapıp hata yakalayabilirsiniz.

Versiyon kontrol sistemi entegrasyonu ile kodunuzu subversion, git gibi depolardan indirip yönetebilirsiniz.

Veritabanı bağlantılarınızı sadece editörünüzden veritabanınıza erişmek için değil kodunuzda yazdığınız SQL’leri kodu yazarken çalıştırıp test edebilir, SQL geliştirirken kod yazım zekası kullanabilirsiniz.

Bunların dışında otomatik yayınlama (deployment), otomatik ftp yüklemesi, zen coding, kod template’leri vs vs gibi bir ton diğer özelliği var.
3 yılda 6 ana sürüm çıkartarak çok kararlı ve güçlü bir php geliştirme ortamı sunuyor jetbrains. Malesef paralı olan ide diğer profesyonel idelere göre çok ucuz, ilk aldığınızda 100 dolar sonasında her yıl ana sürüm güncellemelerini almak için 50 dolar ödemek zorundasınız fakat yaptığınız yatırımı kesinlikle karşılıyor.

Jetbrains PHPStorm’daki birçok aracı Ruby, Python için geliştirdikleri IDE’ler için de sunuyor. Eğer Python veya Ruby yazıyorsanız kesinlikle PyCharm ve RubyMine’a göz atmanızı tavsiye ederim.

PHPStorm’un sayfası için: http://www.jetbrains.com/phpstorm/

CSS çatısı kullanmanın faydaları

Uzun bir süre bütün arayüzlerimi hiç bir framework veya arayüz kütüphanesi kullanmadan kendim yazdım. Özellikle mobil cihazların kullanımının yaygınlaşmasından dolayı, aynı html içeriğini farklı ekran çözünürlüklerine uygun arayüzlerde gösterme ihtiyacı çoğaldı. Hala mfyz.com’daki arayüzü tamamen sıfırdan yazılmış bir css ile çizdiriyorum. Evet herşeyi sıfırdan yapmanın avantajları var fakat avantajları kadar belki daha fazla dezavantajları ve daha derin bilgi birikimi gerektirmesi gibi yanları da var.

Her kodu tamamen elde hazırlamanın en büyük dezavantajı, kararlılıgını korumak ve çok popüler olan, bilinen hataları gidermek için zaman harcamak zorunda olmanızdır. Yani çok basit bir IE hatasını düzeltmek için gereksiz zaman kaybeder daha da tehlikelisi bu küçük şeyler için ayırdığınız zaman sizin genel motivasyonunuzu kırması gibi tehlikeleri göze almış olursunuz. Özellikle tek geliştiricinin bulunduğu projelerde (ki bir freelancer’in elinin altında her zaman tek başına yürürttüğü proje olur) büyük bir motivasyon bozukluğuna neden olabilir. Dolayısıyla hazır yapılar, kütüphaneler sadece zaman kazanmak şeklinde görülmekten çok, birçok geliştiricinin katkıda bulunduğu ve aslında birçok hammallık işini yapmak zorunda kalmamanız olarak algılanmalıdır. CSS veya başka bir dil farketmeksizin bu geçerli diyebiliriz.

Şimdi gelelim arayüz dillerindeki çatılara. Birkaç yıl öncesine kadar CSS için çok yaygın kullanılan veya birçok geliştiricinin ürettiği bir arayüz çatısı yoktu. Nedeni ise hem css3’den önceki versiyonlarda bir çatı gerektirecek genel ihtiyaçlar yoktu bir diğer nedeni de farklı çözünürlüklerdeki ekranlar bu kadar farklı varyasyonlara sahip değildi.

Bir CSS çatısına ihtiyaç duymanızı gerektirecek en büyük bir başka neden ise özellikle standartlara kabul edilmemiş css3 özelliklerinin (animasyonlar vs) hala tarayıcı spesifik on ekler istemesi olabilir. Örneğin, standartlara kabul edilmesi çok eskilere dayanmayan border-radius özelliğini kullanmak ve bütün tarayıcılarda çalışmasını sağlamak için aynı satırı -moz -webkit -o ve -ms gibi on eklerde kullanmak zorunda kalıyorduk. border-radius çok basit bir özellik ve tek parametre gerektirdiği için bunu örneklemem, bu problemin gözünüzde çok canlanmasını sağlamayabilir ama başka bir örnek olarak, bir elemanınızın arka plan rengini doğrusal geçiş (linear gradient) ile şekillendirmek isterseniz uzun bir satır yazmanız ve bunu 4-5 tekrarda css dosyanızın içine koymanız gerekecektir.

Malesef, bu özellik, standartlara geçene kadar bu şekilde kullanılmak zorunda. Yukarıdaki kodda aslında standartlara başvurulan model ilk satırdaki linear-gradient ile başlayan modelidir. Ancak daha standartlara kabul edilmediği için tarayıcılar kendi on eklerini diretmektedir. Çok basit bir geçiş için bu kodları ezberlemek veya tekrar tekrar kodlamak çok anlamsız. Aynı durum birkaç css3 özelliği için de söz konusu.

Peki bir css çatısı kullanmak bunu önleyecek mi? Eğer bir yorumlanan özel bir dil değilse hayır önlemeyecek ama muhtemelen buna benzer hazır geçişleri veya on tanımlı bazı kolay yollar sunacaktır. Eğer yorumlanan bir yapı kullanıyorsanız evet kesinlikle bu kodu çok kısaltmanın yolu var. Bunun için LESS veya SASS’i inceleyebilirsiniz.

Bir çatı kullanmadaki bir diğer fayda da on tanımlı bir çok uygulama eklentisi sunmasıdır. Yani bir web uygulamasında muhtemel olarak kullanacağınız her element için düzgün bir kozmetik hazırlık bulabilirsiniz. Size bunu bir css çatısı önererek anlatmaya çalışacağım.

Twitter bootstrap

Twitter deyince hemen bunun arayüzle ne ilgisi var diyebilirsiniz. Twitter ekibi, twitter’da kullandıkları arayüz kozmetiği ve bazı jquery eklentilerini paketleyerek açık kaynak kodlu bir çatıya dönüştürmüşler. Su an 2+ sürümüne sahip twitter bootstrap aslında bir web uygulaması için başlangıç arayüzleri oluşturmak için tasarlanmış. Yani ufak bir web uygulamanız var ise bunu twitter bootstrap kullanarak çok kolay şekilde şekillendirebilir, eklentilerini kullanarak zenginleştirebilir ve html yapınızı biraz oynayarak arayüzünüzü farklı cihazlarda ve ekran çözünürlüklerinde düzgün görüntülenebilir bir şekle getirebiliyorsunuz.

Örnegin bir RSS kaynağından aldığınız müzik dosyalarını işleyerek bir web arayüzü hazırlamak istiyorsunuz. Sunucu tarafını php ile yazdığınızı düşünürsek, php ile yazacağınız şeyleri yazdıktan sonra, sunucu tarafına ayırdığınızdan belki katlarca daha fazla zamanı arayüzü kodlamakla harcama ihtimaliniz var. Twitter bootstrap kullanarak formlarınızı, butonlarınızı, gridlerinizi, tab veya fare imlecine göre görünüp kaybolan ipuclari ile uygulamanızı zenginleştirebilirsiniz. Farklı tarayıcı uyumlulukları, farklı çözünürlükler gibi şeylere kafa yormanıza genel konular dahilinde gerek kalmıyor.

İstediğiniz özel stilleri, varolan stillere eklemeler yapacağınız gibi varolan stilleri de değiştirebiliyorsunuz. Hatta kaynak koda girip tüm yapıyı da oynama seçemediğiniz var. Ancak twitter bootstrap size sadece önceden kodlanmış bir arayüz sunuyor, yaptığınız eklentilerde veya değişikliklerde yine css3’un hammal yanını göreceksiniz.

CSS Çatıları (framework) tek seçenek mi?

Hayır, çatılar birçok işinizi kolaylaştırsa da temeldeki css dilinin getirdiği yapıyı değiştiremeyeceği için tekrar eden kodlardan kurtulamayacaksınız ayrıca matematiksel çarpanlı yani mimari arayüzler hazırlamanızda size daha önce tanımlı olduklari değerler kadar esneklik sağlayacaktır.

CSS’i dil olarak daha öteye taşıyan ve birbirine benzeyen birkaç yapıdan bir tanesini kısaca anlatarak bahsedeceğim.

Ben, kişisel olarak projelerimde LESS kullanıyorum. Less, css dökümanlarınızda iç içe tanımlamalar yapabilmenizi, fonksiyonlar tanımlayıp fonksiyonları kullanarak renk değişimleri, matematiksel işlemler yapabilmeyi ve benzer programatik şeyler yapabilmenizi sağlıyor, yabnı kısaca css’e bazı programsal özellikler ekliyor. Birkaç farklı method ile kullanılabiliyor. En yaygın kullanımı bir javascript dosyası ile css’inizi tarayıcıda derleyebiliyorsunuz. En pratik kullanımı bu. Fakat tarayıcıdaki ön bellek, geliştirme esnasında baş ağrısı yapabildiği için kodunuzu yazdığınız gibi css dosyalarına derleyerek kullanmanızı tavsiye ediyorum. LESS hakkında biraz daha detaylı yazdığım su yazıyı inceleyebilirsiniz: http://mfyz.com/less-ile-hiyerarsik-ve-fonksiyonel-css-yazmak

Benzer şeyleri yapan ve çok derinlerine inmediğim SASS’i da deneyebilirisiniz. http://sass-lang.com/

Neden sadece twitter bootstrap ve less’den bahsettim?

Çünkü twitter bootstrap kaynak kodlarında less ile yazılmış. Yani kaynak kodunu indirip less kodlarındaki kuralları değiştirerek esnek bir grid’i isteğinize göre üretebilirsiniz, renk kurallarını veya kenar boşlukları, gibi bir çok şeyi less ile çok daha kolay şekilde değiştirebilirsiniz.

İster bir çatı kullanın ister sadece LESS, SASS gibi diller kullanın, yazdığınız css’lerinizi daha hızlı üretmenizi sağlayacak çok güzel araçlar var.

LESS dosyalarınızı anlık css’e çevirin

Less dosyalarıyla çalışıyorsanız ve eğer arayüz geliştiriyorsanız yazdığınız kodu tarayıcıda anlık olarak görmek isteyeceksiniz. Less dosyalarını kaydettiğiniz gibi derleyen aşağıdaki araçlarla hangi platformda çalışıyor olursanız olun otomatik olarak derletebilirsiniz.

Less derleyicilerini toparladığım ufak bir yazı hazırladım: https://mfyz.com/tr/less-dosyalarinizi-anlik-csse-cevirin

LESS dosyalarınızı anlık css’e çevirin

Css yazmayı bırakıp Less ile çalışmaya başlamadınız mı? O zaman şu bökümandan devam edin ve less’in avantajlarına göz atıp size ne fayda sağlayabileceğiniz basitçe anlayabilirsiniz.

Less dosyalarıyla çalışıyorsanız ve eğer arayüz geliştiriyorsanız yazdığınız kodu tarayıcıda anlık olarak görmek isteyeceksiniz. Less dosyalarını kaydettiğiniz gibi derleyen aşağıdaki araçlarla hangi platformda çalışıyor olursanız olun otomatik olarak derletebilirsiniz. Hatta bazıları, açık olan tarayıcılarda, lokal geliştirme ortamınıza ait bir URL açıksa onu da otomatik yeniliyorlar. Dolayısıyla sadece tarayıcınızı kontrol etmeniz yetebiliyor değişiklikleri görmek için.

Bu derleyiciler aynı zamanda less kodunuzu denetleyerek hataları bildiriyorlar. Sonuç olarak yazdığınız less dosyalarınız da css dosyalarınız da geçerli css çıktısı olarak sitenizde yayınlanıyor.

Less.app

Sadece MacOSX’de çalışan bu uygulamaya çalıştığınız projeleri, klasörleri sürükleyip bırakarak otomatik tarattırıp proje olarak ekliyorsunuz. Size o projede bulduğu bütün less uzantılı dosyaları listeliyor. Dosyalar güncellendiği anda da dosyaları css dosyalarına derleyip growl uyarısı ile bildiriyor. http://incident57.com/less/

Simple Less

Bu uygulama biraz daha basit bir arayüze sahip ve tüm platformlarda çalışıyor. Çok platformda çalışan geliştiriciler için oldukça ideal. http://wearekiss.com/simpless

Winless

Sadece Windowsta çalışan, klasik Windows arayüzüne sahip ufak bir araç. http://winless.org/