Dijital Göçebelik

Son 5 yıldır giderek büyüyen bir akım var. “dijital göçebe” denen. Bu akımı yaşayan insanların bloglarında hikayelerini paylaşmasıyla giderek bilinir ve ulaşılabilir hale geldi.

Geçici bir iş yapma modelinden çok hayat tarzı diyebileceğimiz bu akıma dahil olanlar arasında bazı ortak noktalar var. Genellikle teknoloji endüstrisinde üretkenlik gösteren, yaptıkları işin çoğunluğunu kendi başlarına odaklanarak üretenler, fiziksel iş araçlarına ihtiyaç duymayan veya takımla aralıksız çalışmak zorunda olmayan kişiler. Kod yazarları, sistem yöneticileri, tasarımcılar, dijital sanatçılar gibi…

Dijital olmaktan çok göçebe olmak üzerine kurulu bu yaşam biçimi, adından da anlaşıldığı gibi daha çok mekan ve yer bağımsız olmak üzerine kurulu. Her hangi bir yerden ve genellikle ne zaman çalışacağını kendi belirlediğin şekilde (girişimciler için her zaman) çalışma anlamına geliyor. Kulağa müthiş geliyor değil mi? Hayata geçirmek de bir o kadar zor 🙂

Son bir yıldır dijital göçebe olmanın adımlarını atıyorum ve bir çok farklı noktasından, daha çok deneysel yaklaştığım şekillerde çalışıyorum. Aşağıda size birkaç ana noktasını paylaşacağım. Bu konuların hepsi ayrı ayrı konuşulması gereken derin konular ama başlıca kısa tutarak fikir vereceğim. Önümüzdeki aylarda bu konuları farkı açılardan daha detaylı yazılar yazarak sizle paylaşabilirim.
Okumaya devam et “Dijital Göçebelik”