CDN nedir ve neden kullanmalısınız?

CDN: **Content Delivery Network**’ün kısaltması ve **İçerik Dağıtım Ağı** olarak Türkçe’ye çevirebilecek bir kavram. CDN’ler, statik içeriklerinizin normalde daha hızlı tarayıcıya ulaştırılması için düşünülmüş bir dağıtım yapısıdır.

## Statik içerik nedir?

Statik içerik grubuna, javascript, css, görseller, statik html dosyaları gibi, bir sunucu programlama dili ile dinamik şekilde oluşturulmayan tüm içerikleri dahil edebilirsiniz. Bir kere hazırlanıp sunucuya konduktan sonra değişmeyeceği planlanan içerikleri, farklı coğrafyalardaki veri merkezlerine dağıtarak, kullanıcılara daha hızlı iletmeyi amaçlayan içerik dağıtım ağları sadece bulut servis sağlayıcıları tarafından sağlanıyor.

Basitçe, iki tür CDN vardır, biri genel amaçlara yönelik tasarlanan, herkese açık ve dökümante edilmiş CDN’ler, diğeri de özel tasarlanmış ve genellikle kapalı kullanım için tasarlanmış olanlardır.

İkinci model, ileri aşamada yapacağınız bir geliştirme olacağı için şu an detaylarına girmeyeceğim. Size bu yazıda, özetle ilk model açıklayıp örnekleyeceğim. İlk modeli kullandığınız kütüphane bazlı projeler (örnegin jQuery, twitter bootstrap, angular, backbone…) kendi networkleri aracılığıyla sağlıyorlar veya google, microsoft gibi büyük bulut servis sağlayıcıları, birden fazla projeyi içeren herkese açık CDN servisleri sağlıyorlar.

## Nasıl çalışıyor?

Bir websitesi hazırladınız; arayüzü twitter bootstrap ile şekillendirdiniz; jQuery kullanan birkaç kütüphane ile sitenizi interaktifleştirdiniz ve fontwesome kullanarak da elementlerinize semboller ekleyerek arayüzünüzü güçlendirdiniz. Bu kütüphanelerden bazısı sadece tek bir javascript dosyası, bazısı da css ve başka formatlarda dosyalar kullanmanızı gerektiriyor. Normalde, bütün bu dosyaları geliştirme ortamınızda sitenizin asıl dosyaları ile beraber sunmanız ve öyle kullanmanız gerekiyor.

Sitenize giren kullanıcı, tarayıcıda bir sayfa bile ziyaret etse hem sayfanızı istiyor hem de bütün javascriptleri, kütüphaneleri, görselleri, css stil dosyalarını istiyor. Sayfanızı her halükarda sunmak zorundasınız ancak sayfanızda kullandığınız statik dosyaları bu CDN servislerinden adresleyerek tarayıcıların o kütüphaneleri o servislerin domainlerinden indirmesini sağlayabilirsiniz. Bu servisler bu statik dosyaları olabilecek en hızlı şekilde sunmak üzere tasarlandıkları için her zaman sizden daha iyi çalışacaklardır. Ayrıca fakrlı bir domainde oldukları için daha önce yüklenmeye başlayacaklar (parallel download) ve muhtemelen başka bir sitede kullanıcı o dosyayı daha önce indirdiği ve uzun cache periyodlarıyla kullanıcının bilgisayarında saklandıkları için de muhtemelen tekrar indirilmeden doğrudan tarayıcıya yükleneceklerdir. Sitenizde belirli bir kutuphane icin CDN kullanmak için:

[code=html][/code]

yerine

[code=html][/code]

kullanmanız yeterli olacak. Gördüğünüz gibi bu jquery’e özel tanımlanmış bir CDN adresi. Herkese açık ve birden fazla kütühane içeren ortak CDN servislerini tercih etmeniz daha iyi performans almanızı sağlayabilir.

Sonuç olarak bu servisler sadece bu amaca hizmet etmek için çalıştıkları için siz sitenizi veya bu statik içeriklerinizi ne kadar optimize ederseniz edin en iyi ihtimalle onlara yakın, çoğu zaman daha düşük bir performansta çalışacağı için CDN’leri kullanarak zaman ve performans kazanabilirsiniz.

## Peki, hangi servis?

Ufak bir araştırma ile herkese açık bir çok CDN servisi bulabilirsiniz hem de kafanızı karıştıracak miktarda. Aralarından en çok kütüphaneyi bir arada bulabileceğiniz bir tanesini tavsiye edip bitireceğim. Cloudflare’in bir çok popüler kütüphaneyi içeren herkese açık CDN servisini kullanarak büyük dağıtma ağına sahip performansından yararlanabilirsiniz.

http://cdnjs.com adresinden kullanmak istediğiniz kütüphaneyi seçip kullandığınız sürümüne ait adresini kodunuzdaki adreslemeyle değiştirebilirsiniz.

HTML5 Form Özellikleri

HTML5 git gide daha popülerleşiyor ve eski html kodlarının yerini, daha sade html5 kodlarına bıraktığını, daha önce javascript eklentileriyle yaptığımız bazı şeyleri yeni html5 tanımlamasında yeni özellikler olarak görmeye başladık.

Özellikle mobile web uyumlu sayfalar yaygınlaştıktan sonra html5 tanımlamaları sadece masaüstü bilgisayar tarayıcıları değil mobil tarayıcılar için de özel yetenekler içermeye başladı.

Eğer birkaç yıldır güncellenmeyen bir tarayıcınız varsa HTML5 formların tüm özelliklerini desteklemeyebilir fakat güncel ve modern tüm tarayıcılar birçok html5 form özelliğini destekliyor.

İşte yeni html5 form özelliklerinden bazıları…
Okumaya devam et “HTML5 Form Özellikleri”

javascript alert fancy

Javascript alert’in tarayıcılara göre farklı pencere şekillerinde çizdirildiğini biliyorsunuz. Sadece farklı pencere şekilleri değil aynı zamanda içinde sistem fontu kullanılması, pencere başlığına veya onay tuşunda yazan yazıya müdahale edilememesi veya sayfanın çalışmasını durdurması gibi engelleri olduğunu zaten biliyorsunuz.

Şimdi gelelim çok basit bir kullanımıyla

şeklinde ürettiğiniz onay/hata/mesaj kutusunu

çok benzer kullanımla

şeklinde kullanabileceğiniz daha zengin içeriğe sahip bir kutuya çevirmeye.

Okumaya devam et “javascript alert fancy”

Sayfa görsellerini sayfa yüklendiğinde değil ekranda görüntülendiğinde yüklemek

Uzun bir dönem flash’ın webdeki baskınlığının sonucu olarak ekrana sığan sayfalar tercih edilmeye başlanmıştı ama hem mobil cihazların popülerleşmesi, hem blogların şu an internette çoğunluk içeriği sağlıyor olması hem de flash’ın hayatımızdan biraz daha çıkmasıyla, uzun sayfalar tekrar günlük web gezintimizde en sık karşılaştığımız sayfalar oldu. Uzun bir sayfanız var ise ve eğer metin ağırlıklı bir içeriğe sahip değilseniz muhtemelen içeriğiniz, resimler/fotograflar barındırıyor olacaktır. Bunun yanı sıra sayfanızda üst, alt veya yan alanlarda da görüntülediğiniz yardımcı içerikler olabilir.

Örnek ile basit bir wordpress blogunu gözünüzde canlandırırsanız sayfa başlığı, alt metni ve yan navigasyonda ilgili yazılar (ve bunlara ait küçük görseller) sayfanızın altında bulunan görseller, mesela sponsor logoları, statik reklamlar, birkaç ufak ikon (sosyal medya ikonlari) vs küçük büyük bir çok görseliniz olacaktır (footer, header, sidebar).

Uzun bir sayfanın en büyük tehlikesi içinde barındırdığı medya içeriği sayısı olacaktır. Eğer medya içeriği sayınız, dosya boyutları ufak medya içerikleri dahi olsa yüklenmesi uzun zaman alacaktır. Bu konuya birçok web opimizasyonu yazısında karşılaşabilirsiniz.

Şimdi çok daha anlaşılır bir örnekle bu konuyu hızlıca kod üstünde anlatacağım.

Kısa süre önce bir facebook uygulaması hazırlarken, hazırladığım bir sayfada o kullanıcının arkadaş listesini her satırda 4 avatar görünecek şekilde bir tablo şeklinde gösteren bir sayfa hazırladım. Kendi hesabımla sayfayı açtığımda 500+ arkadaş listeleniyordu ve bu da 500 avatar’ın bir sayfada olması anlamına geliyor. Sorun tabi ki internet hızı değil. Asıl problem tarayıcılar. Tarayıcılar, Her domain için, paralel iki yüklemeye izin verir ve her imajın 100 milisaniyede yükleniyor olduğunu varsayarsak, saniyede 20 fotoğraf yükleniyor diyebiliriz. 500 fotografın yüklenmesi de 25 saniye sürecektir.

Sayfa ilk açıldığında çok garip görünmüyor ama daha sayfa yüklenmeden sayfayı aşağı kaydırdığımda ekranda daha yüklenmemiş görseller görüyor oluyorum.

Bundan daha tehlikelisi bu görseller sayfanızdaki diğer kaynakların yüklenmesini geciktiriyor ve javascript akışınızı etkiliyor. Dolayısıyla iyi bir kullanıcı deneyimi değil. Zaten teorik olarak düşündüğünüzde de ekranda görüntülenmemiş belki de hiç aşşağı kaydırılarak görüntülenmeyecek medya içeriği yüklenmeye çalışıyor ve ideal olarak bunların ekranda görüntülenmeden yüklenmemesi gerekir.

WordPress blogu örneğindeki problem şöyle olabilir. Her girdinizin bir görseli olduğunu düşünürsek ve arşiv sayfanızda her sayfada 10 girdi gösterdiğinizi düşünürsek sayfanızdaki diğer medyaların dışında uzun bir sayfada 10 görsel (yüksek çözünürlükte olabilir) görüntülenmeye çalışması performans kaybına neden olabilir.

Bu problemi bir javascript çözümü olan lazyload ile çözebilirsiniz. jQuery eklentisi olarak bulabileceğiniz eklentinin yaptığı şey her görseli jenerik bir yer tutucusu olarak yükledikten sonra o görselin ekranda görünür alanda olup olmadığını tespit ederek gerçek kaynaktan yüklemek.

Yani sayfanız yüklendiğinde bütün görseller aynı imajı yüklüyor. Genelde bu imaj 1 piksellik tek renk (gri örneğin) ufak bir görsel oluyor. Anında yüklenip tüm imajlarda yer tutucu olarak yerleşiyor. Sayfanız yüklendikten sonra lazyload, o sayfanın pozisyonunu ve görüntülenebilir alanını hesaplıyor ve görselin o alanın içinde veya yakınında olup olmadığını hesapladıktan sonra görünen imajlari yükleyip daha kaydırma pozisyonuna göre ekranda omayan veya uzak olan imajlari yüklemiyor.

Bir javascript eventi ile sayfa kaydırma hareketinizi izleyerek imajlari gösterdiğiniz anda yüklüyor.

Lazyload’i sayfanıza nasıl entegre edersiniz?

Önce bir yer tutucu görseli hazırlamalısınız, bunun için transparan veya sabır bir renk 1×1 boyutunda bir gif imaj hazırlayın.

Sayfanızdaki tüm görsel adreslerini bu imajı yükleyecek şekilde ayarlayın. İmajlarin gerçek adreslerini de “data-original” özelliğine alıyorsunuz.

Sonra jquery ve lazyload’ı sayfanıza ekledikten sonra bu imajları bir seçiciyle seçip lazyload’ı çalıştırıyoruz.

Yukarıdaki kod “lazy” sınıfındaki resimleri yükleyecektir. Daha genel bir kullanım istiyorsanız sadece img etiketlerini belirterek sayfanızdaki tüm görsellerin lazyload ile yüklenmesini sağlayabilirsiniz.

Bundan sonra sayfanızdaki görseller ekranda görüntülendikleri anda yüklenecekler. Lazyload dökümantasyonunu inceleyerek tolerans ataması yapmayı (yani görselin, sayfa kaydırılırken ekranda görüntülenmeden önce yüklenmesini saglayabilir) veya görüntülenirken bir geçiş animasyonu belirleyebilirsiniz.

Proje adresi: http://www.appelsiini.net/projects/lazyload

htaccess ile özelleştirilmiş url yapılarıyla karşılaşacagınız medya ve çerez problemleri ve çözümü

mod_rewrite sayesinde sayfalarımızın adreslerini istediğimiz formda gösterebiliyoruz (İlgili makale için: https://mfyz.com/tr/htaccess-yardimiyla-tum-trafigi-tek-merkezden-yonetmek). Kullanımı çok yaygınlaşsa da bu kullanımın bazı ufak problemleri beraberinde getirdiği göz önünde bulundurulmalı.

Bu yazıda iki çok açık problemden ve basit çözümlerinden bahsedeceğim.

İlk problemlerden birisi sayfanızda kullandığınız tüm medya veya eklentilerin yollarını domain seviyesinden belirtmek durumunda olmanızdır. Eğer htmlinizi yazarken sayfanızdaki görselleri, stilleri, scriptleri bu şekilde tanımlamadıysanız tüm sayfalarınızdaki yolları güncellemeniz gerekiyor.

Basit bir örnekle, ana dizinde duran bir index.php veya html dosyanızın olduğunuz varsayalım ve images, css ve js olarak 3 medya dizininiz olsun. html’inizi kodlarken yolları su şekilde belirtmeniz dogal:

Eğer bu uygulmanızda bu sayfayı sunan kodu domain.com/about/license gibi, birden fazla derinlikte bir url ile sunduğunuz zaman, tarayıcınız o sayfa kodunun /about/ dizininde çalıştığını varsayarak medya dosyalarınızı /about/js/, /about/images/ gibi dizinlerde arayacaktır.

Çözümü ise basit. İki seçeneğiniz var bu noktada. Her medya yolunu belirtirken http://domain/images/cat.jpg şeklinde tam yolu belirtebilirsiniz veya dosya/dizin yollarını belirtirken “/” işareti ile başlayarak domain seviyesinden itibaren işaret edeceksiniz yollarınızı yani yukarıdaki html kodunda her yol tanımlamasını “/” işareti ile başlayarak (ekleyerek) düzeltebilirsiniz.

Başında bir protokol ile belirtilmemiş her url domain üstündeki bir yolu ifade eder. “/” işareti ile başlayan yollar ise domain seviyesini işaret eder. Yani sadece “/” şeklinde tanımlanmış bir link aslında domain ana dizinini işaret eder. Ama bizim amacımız domain seviyesinden itibaren bir dizini işaretlemek, dolayısıyla /images/icons/plus.png gibi bir yol sızı nerede olursanız olur her zaman http://domain.com/images/icons/plus.png’yi işaret ederek istediğiniz dosyaya ulaştıracaktır.

Cookie Problemi

Bir diğer problem ise çerez (cookie) problemidir. Çerezlerin tarayıcıda kaydedildiğini hatırlamakta fayda var. Sunucu tarafında dahi çerez kaydetmek isteseniz o çerez aslında o isteğin cevabında gelen headerlar’da olacak ve tarayıcı istek cevabındaki değerlere göre çerezleri kaydedecek, silecek veya güncelleyecektir. Yani tarayıcının çerezleri yönettiğini bilmeniz gerekiyor, ayrıca çerezlerin dizin bağımlı olduklarını da belirtmek gerek. Yani bir çerezi /A/B/C dizininde iken ayarlarsanız bu çerez sadece C dizini ve alt dizinlerinden erişilebilir olacaktır. C dizinindeyken aryıca ana dizin, A ve B dizininde kaydedilmiş çerezlere de erişebilirsiniz. Tarayıcı, alt dizinlerdeki bir çereze erişimi bir üst dizinden veya paraleldeki bir dizinden vermez.

Bu durumda url’lerinizi klasör şeklinde ayarladıktan sonra uygulamanızda nerelerde çerez kaydediyor, siliyor veya güncelliyor olduğunuzu hatırlamanız ve güncellemeniz gerekiyor. Bu güncellemeyi hem javascript’deki cookie kullanımınız için hem de sunucu tarafındaki çerez kullanımınız için güncellemeniz gerekiyor. Sunucu tarafında bütün dillerde çok bilinen bir problem olduğu için yazdığınız sunucu taraflı dile ilişkin çerez methodlarını inceleyin. Ben kısaca php’de nasıl yapacağınızı anlatacağım.

Önce javascript ile çerez işlemlerinizi güncellemek için, normalde kullandığınız:

koduna ek olarak “path=/” eklemeniz gerekecektir (tabi ki ; ayracını kullanarak diğer çerez cümlenize ekleyebilirsiniz.

Bu size karışık gelmiş olabilir çünkü javascript ile çerez yönetimini herhangi bir kütüphane kullanmadan yapmanın yolu bu. Ancak muhtemelen jquery veya en azından çerezlerinizi okumak, silmek veya kaydetmek için bir kütüpahne kullanıyor iseniz kullandığınız kütüpahenin “path” yani çerez dizinini belirtebileceğiniz bir yöntemi vardır, bu yöntemi uygulayarak tüm çerezlerinizi ana dizininizde ayarlamalısınız, böylece çerezleriniz her yerden erişilebilir hale geleceklerdir.

PHP’de bu problemi çözmek için tüm “setcookie” fonksiyonunun (name, value, expire) standart kullanımına 4. parametre olarak “/” yani dizin parametresi eklemeniz yeterli olacaktır. Bu noktadan sonra kaydettiğiniz tüm çerezler ana dizine kaydedilecek, böylece her yerden erişilebilir hale geleceklerdir.

Bu konu, daha teknik noktalarda başka problemleri de beraberinde getiriyor fakat url’lerinizi klasör şeklinde ayarladıktan sonra ilk karşılaşacağınız iki büyük problemden ve çözümünden kısaca bahsetmiş oldum.

jQuery ile otomatik boyutlanan textarea

Textarea her yerde kullandığımız bir form elementi ve sınırlandırılmış bir metin girdisini düşünmüyorsak textarea içine girilecek yazı teknik olarak oldukça uzun veya kısa olabilir. Genellikle bu boyut (o metin kutusuna girilebilecek ortalama tahmini uzunlugu), o textarea’nin yükseklik değerini belirler görsel olarak.

Örnek veriyorum ortalama olarak 3 cümlelik bir metin girildiğini tahmini olarak belirliyorsak 3 satır sığacak şekilde bir textarea hazırlarız ekrana. Ama uzun bir metin giriliyorsa görsel olarak ve sayfadaki kullanıcı deneyimi açısında iç içe kaydırılabilir elementler olması güzel bir deneyim değildir. Sonuçta textarea’yi uzun da olsa bir metinin girildiği bir kutu olarak düşünürsek, o kutunun metinin uzunluğuna göre değişiyor olması güzel bir kullanıcı deneyimi sunacaktır.

Birkaç farklı jquery plugini bulabilirsiniz bunun için, ben şu an mfyz.com’un ön yüzünde değil ama admin panel’de uzun süredir kullanıyorum kendi yazdığım bir jquery kodunu. Birkaç ay önce bir plugin ile değiştirmiştim kendi kodumu fakat kısa zaman önce başka bir plugin ile tekrar değiştirdim. Size son kullandığım plugin üzerindne bunu nasıl yapabileceğinizi göstereceğim. Açıkcası çok derin açıklama yapmama da gerek yok, plugin sayfasına gidip indirip tek satırlık bir tanımlama ile varolan bir textarea’nizi otomatik genişleyen bir textarea’ya dönüştürebilirsiniz.

http://www.jacklmoore.com/autosize adresinden jquery autosize plugin’ini test edebilirsiniz, sayfayı ziyaret edin ve güncel sürümü indirin.

jquery.autosize-min.js dosyasını projenizin assetlerine kopyaladıktan sonra sayfanıza include edin. Örnegin sayfanızda “comment” kimliğine sahip bir textarea olduğunu varsayalım.

Bu kod comment kimlikli textarea’nizi otomatik genişleyen bir textarea’ya dönüştürecektir. Hepsi bu kadar…

Daha pratik ve genelleştirerek bir sınıf tanımlayıp o sınıftaki tüm textarea’lari otomatik olarak bu plugin ile otomatik-yukseklik-ayarlanan textarea’lara dönüştürebilirsiniz:

Plugin adresi: http://www.jacklmoore.com/autosize

Yüklenemeyen resimleri düzgün göstermenin yolları

Bir web sayfasındaki yüklenmeyen resimleri çoğu zaman doğru yönetilmediği için bozuk resim olarak görüyoruz hatta bazen de tasarımın kaymasını, arayüzde bozukluklar olabiliyor.

Örnek bir senaryo: bir makele yazdınız ve internette başka bir sitedeki resimi kullandınız, 1 ay sonra resim o siteden kaldırıldığı zaman, veya site kapandığı zaman sizin sitenizdeki yazıda resimler bozuk görünecektir. Tabi ki bunun tek cözümü resimleri bulmaya çalışmak, ya da o şekilde bırakmak isteyebilirsiniz. Fakat siz bu değişiklikleri yapana kadar, sitenizde bozuk resim (yuklenemeyen) olarak görünecek.

Bir resim yükleyemediğinizde yapabileceğiniz birkaç şey var, birincisi yüklenmemiş resimleri ortadan kaldırabilirsiniz, ama resimler içerikle çok ilişkili ise, mesela yazınızda ekran görüntüsünden bahsediyorsanız ve oratada bir ekran görüntusü yoksa resmin bozuk görünmesinden daha büyük bir yanlış anlaşılma ile karşılaşabilirsiniz. Resmi kaldırabilir veya jenerik bir “yuklenemis resim” imaji gösterebilirsiniz.

Eğer kaldırmak istiyorsanız img etiketi içindeki onerror özelliğinde resminizi kaldırabilirsiniz.

Not: Sayfanızda jQuery kullanıldığını varsayıyorum.

Böylece resminiz yüklenmede başarısız olursa ortadan kaldırılacaktır.

Eğer jenerik bir resime çevirmek istiyorsanız:

Bu örnekler sadece tek imaj için yazılmış örnekler,

Eğer tüm sayfanıza etki edecek daha jenerik bir uygulama yapmak için;

Ancak böyle bir uygulamada sitenizdeki tüm imajlar etkileneceği için tasarımınızı şekillendiren imajların bundan etkilenmesini istemeyebilirsiniz. Bunu yapmak için de jquery seçicisini kısıtlandırabilirsiniz: “img.hatadaKaldir” veya “.yazi img”

jQuery ile sitenize Twitter akışını eklemek

Twitter’in kendi widgetları sayesinde twitter hesabınızın public timeline yani akışını sitenize ekleyebiliyorsunuz fakat o widgetı kullanmak zorunda değilsiniz. Twitter api ile akışınızı jquery ile alıp kendiniz çizebilirsiniz. Aslında çok basit. Twitter apisi zaten size public timeline’ınızı json nesnesi olarak veriyor herhangi bir api key kayıdı yapmaya gerek kalmadan.

Bu json nesnesinin adresi

Adresteki mfyz benim twitter kullanıcı adım. count parametresiyle de en son pos edilen içeriklerin listesinin boyutunu belirleyebiliyorsunuz, sanırım bu parametrede bir üst limit var.

Yukaridaki adresi tarayıcınıza yapıştırırsanız json nesnesi alırsınız. jQuery ile bu json nesnesini işleyecegiz. Bunun için jquery’deki getJSON() fonksiyonunu kullanacağız. jQuery, normal .ajax() fonksiyonu gibi bu json nesnesini xmlhttprequest yani ajax ile alıp sonucunda işleyebileceğimiz bir javascript objesi olarak bize sunuyor.

Size bu işi yapan tüm kodu verip sonra kod üstünden açıklayacağım:

Yukaridaki kod 2 tane değişken tanımlaması ile başlıyor. Birisi api url’i diğeri de html kodunu üreteceğimiz taşıyıcı değişken. Gördüğünüz gibi getJSON fonksiyonu ile url’i belirtip ikinci parametre olarak callback fonksiyonunu tanımladık. Callback fonksiyonu, dönen json nesnesini içerir, bu örnekte “data” adındaki değişken olarak geçiyor. data dizisini dönerek tüm elemanları html kodu üreterek ekleyecegiz listeye.

Döngü içindeki ilk kontrolde eğer taşıyıcı değişken daha üretilmediyse html listesi olarak üretiliyor. Sonrasında bu liste içine satır olarak ekleyecegiz tüm twitter girdilerini.

Bir diğer kontrol ise sadece doğrudan yazılan tweet’leri işleyecegiz, bunu da yazılan tweet’in cevap olmamasını kontrol ederek yapıyoruz. Sonra da taşıyıcı listeye ekliyoruz tweet edilen yazıyı işleyerek. Bu aşamada ise regular expressions ile @username, #hashtag veya url gibi özel yazıları linklere dönüştürüyoruz.

Döngü bittiğinde de html’inizdeki herhangi bir elemanın içine bu üretilen listeyi basabilirsiniz, bu örnekte tweetStream kimliğine sahip nesnenin içine basılıyor.

Bu kodun calışan örneğini anasayfadaki sağdaki kolonda görebilirsiniz.
Home.js dosyasında yukarıdaki örnegi görebilirsiniz.

PHP’de diziler yerine nesnelerle çalışmaya alışmak

Javascript, jquery ile çok uğraşmaktan dizi kavramı php’de kullandığım birşey olarak kalmaya başladı. Yani jquery’de o her şeyi nesnel yazıyor, uğraştığınız şeylerin neredeyse tamamı DOM üzerinde bir nesne oluyor. PHP’de de genellikle yazdığınız bir sınıftan ürettiğiniz nesneler var. Onun dışında anlık yaptığınız bütün işleri dizilerle yapmaya alıştık.

Belki JSON ile back-end’de uğraşıyor olmak biraz daha nesnelerle çalışmayı zorluyor çünkü encode ettiğiniz veya decode ettiğiniz her şey nesnelere dönüşüyor.

Neyse, 2 satır kod ile diziler yerine anlık yaptığınız basit işleri nesneler üzerinde yapabileceğinizi gösterebilirim.

Nesne, dizi ve nesne şeklinde karışık kullanabilirsiniz.
Mesela son arabanın markasına;

şeklinde ulaşabilirsiniz.

Development sürecinde css ve js dosyalarının cachlenmesini engelleyin

Projenizi geliştirirken en büyük problemlerden biri olan cache sorununu apache sunucularda kolayca çözebilirsiniz. Tüm geliştirme süresince projenizin root’undaki htaccess dosyanıza css ve js dosyalarının cachelenmemesi için gerekli header’ları tarayıcıya gönderebilirsiniz.

Bu sayede tarayıcı bu dosyaları her aldığında expire olduklarını anlayacak ve her sayfa yenilendiğinde sunucudan tekrar isteyecektir.

Bunun için proje root klasörünüzdeki htaccess dosyanıza (yoksa oluşturun)

satırlarını ekleyin.