javascript alert fancy

Javascript alert’in tarayıcılara göre farklı pencere şekillerinde çizdirildiğini biliyorsunuz. Sadece farklı pencere şekilleri değil aynı zamanda içinde sistem fontu kullanılması, pencere başlığına veya onay tuşunda yazan yazıya müdahale edilememesi veya sayfanın çalışmasını durdurması gibi engelleri olduğunu zaten biliyorsunuz.

Şimdi gelelim çok basit bir kullanımıyla

şeklinde ürettiğiniz onay/hata/mesaj kutusunu

çok benzer kullanımla

şeklinde kullanabileceğiniz daha zengin içeriğe sahip bir kutuya çevirmeye.

Okumaya devam et “javascript alert fancy”

Google Search API ile ajax arama

Eğer bir kaynak arıyorsanız, indexlerin güncelliği, genişliği gibi nedenlerden dolayı, diğer arama motorları yerine Google’ı tercih etmek, iyi bir karar olarak düşünülebilir. Yaptığınız Google aramalarını programatik olarak yapmak ve sonuçları herhangi bir şekilde kullanmanın sayısız örneği verilebilir.

Örneğin, sayfanıza site içi arama eklemek istiyorsunuz. Sayfanıza ait içeriği eğer Google zaten tarıyorsa, site içi aramanız aslında basit bir Google araması ile yapılabilir. Biliyorsunuz Google’da “site:mfyz.com” şeklinde arama yapılacak domaini filtreleyebiliyorsunuz. Dolayısıyla site içi aramanızı, herhangi bir algoritma yazmaya gerek kalmadan, hatta sadece tarayıcıda javascript ile yapabilirsiniz.

Google’un istemci altyapıları için sunduğu JSON tabanlı bir arama APIsi var. Bu api sayesinde normal bir Google araması yapabiliyorsunuz.

Bu API’yi basit bir HTTP isteği ile kullanabiliyorsunuz. Herhangi bir Google araması yapıyormuş gibi bir sorgu gönderip cevabını json olarak alıp işleyebiliyorsunuz.

http://ajax.googleapis.com/ajax/services/search/web?v=1.0

Aramanızı bu URL’e gerekli parametreleri ekleyerek yaptığınızda Google en fazla 8 sonuç verecek şekilde dönüyor.

Cevap olarak dönen JSON içeriği uzun olduğu için burada göstermeyeceğim. Ama birkaç parametreyle gelen sonuç kümesini kullanabilir, sayfalama ve sonuç boyutu gibi parametreler ile sayfalama yapabilirsiniz.

Asıl kullanacağınız sonuç değeri, arama sonuçlarının bulunduğu **response.responseData.results** sonuç kümesi olacaktır. Basit bir nesne dizisi olan bu değeri javascript ile ekrana doğrudan basabilir veya sunucu taraflı bir kod ile işleyebilirsiniz.

Google bu API ile tek istekte en fazla 8 sonuç döndürüyor. Nedenini kesin bir şekilde bilmiyorum fakat güvenlik nedeniyle olduğunu tahmin ediyorum. Eğer 8’den fazla sonuç göstermek istiyorsanız birden fazla api çağrısı yapmak zorundasınız veya istemci tarafında sayfalama yaparak sonuçları sayfalama ile gösterebilirsiniz.

Sayfalama için API çağırısında göndereceğiniz **start** parametresi, arama sonuçlarının başlangıç sırasını belirtiyor. Eğer belirtilmezse geçerli değeri 0 olacaktır. Bundan sonra 8, 16, 24… şeklinde ikinci, üçüncü sayfaya ait sonuçları, ek çağrı yaparak yükleyebilirsiniz.

Burada kontrol etmeniz gereken tek şey, toplam bulunan sonuç kümenizde yeterli sonuç olup olmamasıdır. Yani eğer kullanıcı son sayfada ise “Sonraki Sayfa” linkini göstermemeniz gerekir. Basit bir sayfalama için;

toplam sayfa sayısı = toplam sonuç sayısı / sayfa başına düşen sonuç sayısı

bölümünün üste yuvarlanması ile bulunur. Bunu Google size toplam bulunan sonuç sayısını tahmini şekilde söylüyor.

Sonuç kümesindeki **response.responseData.cursor.estimatedResultCount** parametresi size sayısal olarak tahmini sonuç sayısını söyleyecektir. Sayfa sayısını hesaplayarak gerekli sayfalama navigasyonunu oluşturabilirsiniz.

Örneği kodlayalım

Yazının başlarında verdiğim site içi arama örneğini javascript ile kodlayalım. Doğrudan tüm kodu verip açıklayacağım.

HTML tarafında ihtiyacınız olan iki ana parça, arama formu ve sonuçları listeleyeceğiniz bir tablo veya liste.

Javascript tarafını jQuery kullanarak yazarak HTTP çağrısını, JSON sonucunu işleme, html elemanlarını yönetme gibi birçok kısmı kolayca halledebilirsiniz.

İlk yapmamız gereken şey arama formundan arama sorgusunu yakalamak ve arama butonundaki tıklama hareketini yakalamak olacak. Bunun için butonun tıklama olayını yakalayıp text alanının içeriğini alıyoruz.

Google’un arama APIsini basit bir HTTP isteği ile kullanacağımızı söylemiştim, sonuç bir json nesnesi olduğu için jQuery’nin http istek yardımcı methodlarından **getJSON** methodunu kullanarak hem isteği yönetebilir hem de cevabı işleyebiliriz.

Yukarıdaki javascript methodu basit bir HTTP çağrısı yapıp gelen json cevabını işliyor. Basitçe bir liste elemanı (ul) içeriği oluşturuyoruz. Gelen sonuç dizisini bir HTML koduna dönüştürüyoruz. Methodun sonunda ise oluşturulan HTML kodunu liste elemanınımıza ekliyoruz.

Bu methodda gördüğünüzü ilk parametre, arama formundan gelen arama sorgusu, ikinci parametre ise, sayfalama için Google APIsine gönderilecek olan sonuç başlangıç indeksi. Bu sayede bu fonksiyonu tekrar çağırarak ikinci, üçüncü ve diğer sayfalardaki arama sonuçlarını yükletebiliyoruz. İlk arama yapılırken yani yukarıda ilk verdiğim javascript kodunda çağırılan arama methodu “0” başlangıç parametresi ile çağrılıyor.

Bu methodda dikkatinizi çekmiş olan bir nokta da arama parametresin sonuna “site:mfyz.com” eklemiş olmam. Sorguya eklenen bu kısım, yapılan aramanın sonuçlarında sadece o domain’deki sayfaları döndürmesini sağlayacaktır.

Yukarıdaki HTML çıktısını CSS ile işleyebilirsiniz veya arama formunu “ara” butonu ile değil eş zamanlı arama gibi her tuşa basıldığında belirli bir zaman aşımı ile girilen kelimeyi yakalayıp arama yapabilirsiniz.

Sayfa görsellerini sayfa yüklendiğinde değil ekranda görüntülendiğinde yüklemek

Uzun bir dönem flash’ın webdeki baskınlığının sonucu olarak ekrana sığan sayfalar tercih edilmeye başlanmıştı ama hem mobil cihazların popülerleşmesi, hem blogların şu an internette çoğunluk içeriği sağlıyor olması hem de flash’ın hayatımızdan biraz daha çıkmasıyla, uzun sayfalar tekrar günlük web gezintimizde en sık karşılaştığımız sayfalar oldu. Uzun bir sayfanız var ise ve eğer metin ağırlıklı bir içeriğe sahip değilseniz muhtemelen içeriğiniz, resimler/fotograflar barındırıyor olacaktır. Bunun yanı sıra sayfanızda üst, alt veya yan alanlarda da görüntülediğiniz yardımcı içerikler olabilir.

Örnek ile basit bir wordpress blogunu gözünüzde canlandırırsanız sayfa başlığı, alt metni ve yan navigasyonda ilgili yazılar (ve bunlara ait küçük görseller) sayfanızın altında bulunan görseller, mesela sponsor logoları, statik reklamlar, birkaç ufak ikon (sosyal medya ikonlari) vs küçük büyük bir çok görseliniz olacaktır (footer, header, sidebar).

Uzun bir sayfanın en büyük tehlikesi içinde barındırdığı medya içeriği sayısı olacaktır. Eğer medya içeriği sayınız, dosya boyutları ufak medya içerikleri dahi olsa yüklenmesi uzun zaman alacaktır. Bu konuya birçok web opimizasyonu yazısında karşılaşabilirsiniz.

Şimdi çok daha anlaşılır bir örnekle bu konuyu hızlıca kod üstünde anlatacağım.

Kısa süre önce bir facebook uygulaması hazırlarken, hazırladığım bir sayfada o kullanıcının arkadaş listesini her satırda 4 avatar görünecek şekilde bir tablo şeklinde gösteren bir sayfa hazırladım. Kendi hesabımla sayfayı açtığımda 500+ arkadaş listeleniyordu ve bu da 500 avatar’ın bir sayfada olması anlamına geliyor. Sorun tabi ki internet hızı değil. Asıl problem tarayıcılar. Tarayıcılar, Her domain için, paralel iki yüklemeye izin verir ve her imajın 100 milisaniyede yükleniyor olduğunu varsayarsak, saniyede 20 fotoğraf yükleniyor diyebiliriz. 500 fotografın yüklenmesi de 25 saniye sürecektir.

Sayfa ilk açıldığında çok garip görünmüyor ama daha sayfa yüklenmeden sayfayı aşağı kaydırdığımda ekranda daha yüklenmemiş görseller görüyor oluyorum.

Bundan daha tehlikelisi bu görseller sayfanızdaki diğer kaynakların yüklenmesini geciktiriyor ve javascript akışınızı etkiliyor. Dolayısıyla iyi bir kullanıcı deneyimi değil. Zaten teorik olarak düşündüğünüzde de ekranda görüntülenmemiş belki de hiç aşşağı kaydırılarak görüntülenmeyecek medya içeriği yüklenmeye çalışıyor ve ideal olarak bunların ekranda görüntülenmeden yüklenmemesi gerekir.

WordPress blogu örneğindeki problem şöyle olabilir. Her girdinizin bir görseli olduğunu düşünürsek ve arşiv sayfanızda her sayfada 10 girdi gösterdiğinizi düşünürsek sayfanızdaki diğer medyaların dışında uzun bir sayfada 10 görsel (yüksek çözünürlükte olabilir) görüntülenmeye çalışması performans kaybına neden olabilir.

Bu problemi bir javascript çözümü olan lazyload ile çözebilirsiniz. jQuery eklentisi olarak bulabileceğiniz eklentinin yaptığı şey her görseli jenerik bir yer tutucusu olarak yükledikten sonra o görselin ekranda görünür alanda olup olmadığını tespit ederek gerçek kaynaktan yüklemek.

Yani sayfanız yüklendiğinde bütün görseller aynı imajı yüklüyor. Genelde bu imaj 1 piksellik tek renk (gri örneğin) ufak bir görsel oluyor. Anında yüklenip tüm imajlarda yer tutucu olarak yerleşiyor. Sayfanız yüklendikten sonra lazyload, o sayfanın pozisyonunu ve görüntülenebilir alanını hesaplıyor ve görselin o alanın içinde veya yakınında olup olmadığını hesapladıktan sonra görünen imajlari yükleyip daha kaydırma pozisyonuna göre ekranda omayan veya uzak olan imajlari yüklemiyor.

Bir javascript eventi ile sayfa kaydırma hareketinizi izleyerek imajlari gösterdiğiniz anda yüklüyor.

Lazyload’i sayfanıza nasıl entegre edersiniz?

Önce bir yer tutucu görseli hazırlamalısınız, bunun için transparan veya sabır bir renk 1×1 boyutunda bir gif imaj hazırlayın.

Sayfanızdaki tüm görsel adreslerini bu imajı yükleyecek şekilde ayarlayın. İmajlarin gerçek adreslerini de “data-original” özelliğine alıyorsunuz.

Sonra jquery ve lazyload’ı sayfanıza ekledikten sonra bu imajları bir seçiciyle seçip lazyload’ı çalıştırıyoruz.

Yukarıdaki kod “lazy” sınıfındaki resimleri yükleyecektir. Daha genel bir kullanım istiyorsanız sadece img etiketlerini belirterek sayfanızdaki tüm görsellerin lazyload ile yüklenmesini sağlayabilirsiniz.

Bundan sonra sayfanızdaki görseller ekranda görüntülendikleri anda yüklenecekler. Lazyload dökümantasyonunu inceleyerek tolerans ataması yapmayı (yani görselin, sayfa kaydırılırken ekranda görüntülenmeden önce yüklenmesini saglayabilir) veya görüntülenirken bir geçiş animasyonu belirleyebilirsiniz.

Proje adresi: http://www.appelsiini.net/projects/lazyload

jQuery ile otomatik boyutlanan textarea

Textarea her yerde kullandığımız bir form elementi ve sınırlandırılmış bir metin girdisini düşünmüyorsak textarea içine girilecek yazı teknik olarak oldukça uzun veya kısa olabilir. Genellikle bu boyut (o metin kutusuna girilebilecek ortalama tahmini uzunlugu), o textarea’nin yükseklik değerini belirler görsel olarak.

Örnek veriyorum ortalama olarak 3 cümlelik bir metin girildiğini tahmini olarak belirliyorsak 3 satır sığacak şekilde bir textarea hazırlarız ekrana. Ama uzun bir metin giriliyorsa görsel olarak ve sayfadaki kullanıcı deneyimi açısında iç içe kaydırılabilir elementler olması güzel bir deneyim değildir. Sonuçta textarea’yi uzun da olsa bir metinin girildiği bir kutu olarak düşünürsek, o kutunun metinin uzunluğuna göre değişiyor olması güzel bir kullanıcı deneyimi sunacaktır.

Birkaç farklı jquery plugini bulabilirsiniz bunun için, ben şu an mfyz.com’un ön yüzünde değil ama admin panel’de uzun süredir kullanıyorum kendi yazdığım bir jquery kodunu. Birkaç ay önce bir plugin ile değiştirmiştim kendi kodumu fakat kısa zaman önce başka bir plugin ile tekrar değiştirdim. Size son kullandığım plugin üzerindne bunu nasıl yapabileceğinizi göstereceğim. Açıkcası çok derin açıklama yapmama da gerek yok, plugin sayfasına gidip indirip tek satırlık bir tanımlama ile varolan bir textarea’nizi otomatik genişleyen bir textarea’ya dönüştürebilirsiniz.

http://www.jacklmoore.com/autosize adresinden jquery autosize plugin’ini test edebilirsiniz, sayfayı ziyaret edin ve güncel sürümü indirin.

jquery.autosize-min.js dosyasını projenizin assetlerine kopyaladıktan sonra sayfanıza include edin. Örnegin sayfanızda “comment” kimliğine sahip bir textarea olduğunu varsayalım.

Bu kod comment kimlikli textarea’nizi otomatik genişleyen bir textarea’ya dönüştürecektir. Hepsi bu kadar…

Daha pratik ve genelleştirerek bir sınıf tanımlayıp o sınıftaki tüm textarea’lari otomatik olarak bu plugin ile otomatik-yukseklik-ayarlanan textarea’lara dönüştürebilirsiniz:

Plugin adresi: http://www.jacklmoore.com/autosize

Web projeleriniz için güçlü bir UI kit: Twitter Bootstrap

Sürekli yeni projeler üretiyor, çoğunlukla hızlı bir şekilde basit arayüzler hazırlıyorsanız elinizin altında bir ui library oluşturmuşsunuz veya hazır bir arayüz setini kullanıyor olabilirsiniz. İnternette onlarcasını bulabileceğiniz kitlerin hepsi farklı amaçlara hizmet eden farklı çözümler sunan kitler genelde.

Çok basit bir örnek senaryo vereceğim, php tabanlı bir proje hazırlıyorsunuz, on yüzünü yazdınız ve implemente ettiniz. Sırada bir yönetim paneli hazırlamak var yazdığını koda ve veritabanına. Bunun için çok farklı yollar izledim yıllardır, son birkaç yıldır artık oturttuğum bir html4, less/css altyapım var. Basit bir MVC ile phptal ile view’lar phptal templateleri olarak buluyor ve less’leri derleyerek sade bir arayüzde kullanıyorum herşeyi.

Ama twitter bootstrap fikirlerimi biraz değiştirmeye başladı. View’larima çok fazla dökünmadan sadece html çıktılarımı biraz oynayarak twitter bootstrap’i projelerimden birine çok pratikçe entegre etmeyi başardım ve her geçen gün isimi daha kolaylaştırdığını görüyorum.

Güzel yani twitter tarafından geliştirilen bir arayüz kiti, daha da güzel yani açık kaynak kodlu ve birçok kişinin geliştirilmesine katkıda bulunduğu bir proje. Dolayısıyla crossbrowser problemleri çok fazla yok. Hatta eğer arayüzünüzü doğru tasarlarsanız responsive bir arayüzü de çok kafa yormadan sağlayabiliyorsunuz. http://twitter.github.com/bootstrap/scaffolding.html

Neredeyse bütün arayüz elementlerini düşünmüşler. Dolayısıyla bir web uygulaması için birçok hammal is yükünü üstünüzden alıyor. http://twitter.github.com/bootstrap/components.html

Neyse, proje sayfasından örnek uygulamaları, jquery geliştirmelerini ve github deposuna ulaşacağınız linki bulabilisiniz.

http://twitter.github.com/bootstrap/

Yüklenemeyen resimleri düzgün göstermenin yolları

Bir web sayfasındaki yüklenmeyen resimleri çoğu zaman doğru yönetilmediği için bozuk resim olarak görüyoruz hatta bazen de tasarımın kaymasını, arayüzde bozukluklar olabiliyor.

Örnek bir senaryo: bir makele yazdınız ve internette başka bir sitedeki resimi kullandınız, 1 ay sonra resim o siteden kaldırıldığı zaman, veya site kapandığı zaman sizin sitenizdeki yazıda resimler bozuk görünecektir. Tabi ki bunun tek cözümü resimleri bulmaya çalışmak, ya da o şekilde bırakmak isteyebilirsiniz. Fakat siz bu değişiklikleri yapana kadar, sitenizde bozuk resim (yuklenemeyen) olarak görünecek.

Bir resim yükleyemediğinizde yapabileceğiniz birkaç şey var, birincisi yüklenmemiş resimleri ortadan kaldırabilirsiniz, ama resimler içerikle çok ilişkili ise, mesela yazınızda ekran görüntüsünden bahsediyorsanız ve oratada bir ekran görüntusü yoksa resmin bozuk görünmesinden daha büyük bir yanlış anlaşılma ile karşılaşabilirsiniz. Resmi kaldırabilir veya jenerik bir “yuklenemis resim” imaji gösterebilirsiniz.

Eğer kaldırmak istiyorsanız img etiketi içindeki onerror özelliğinde resminizi kaldırabilirsiniz.

Not: Sayfanızda jQuery kullanıldığını varsayıyorum.

Böylece resminiz yüklenmede başarısız olursa ortadan kaldırılacaktır.

Eğer jenerik bir resime çevirmek istiyorsanız:

Bu örnekler sadece tek imaj için yazılmış örnekler,

Eğer tüm sayfanıza etki edecek daha jenerik bir uygulama yapmak için;

Ancak böyle bir uygulamada sitenizdeki tüm imajlar etkileneceği için tasarımınızı şekillendiren imajların bundan etkilenmesini istemeyebilirsiniz. Bunu yapmak için de jquery seçicisini kısıtlandırabilirsiniz: “img.hatadaKaldir” veya “.yazi img”

jQuery ile sitenize Twitter akışını eklemek

Twitter’in kendi widgetları sayesinde twitter hesabınızın public timeline yani akışını sitenize ekleyebiliyorsunuz fakat o widgetı kullanmak zorunda değilsiniz. Twitter api ile akışınızı jquery ile alıp kendiniz çizebilirsiniz. Aslında çok basit. Twitter apisi zaten size public timeline’ınızı json nesnesi olarak veriyor herhangi bir api key kayıdı yapmaya gerek kalmadan.

Bu json nesnesinin adresi

Adresteki mfyz benim twitter kullanıcı adım. count parametresiyle de en son pos edilen içeriklerin listesinin boyutunu belirleyebiliyorsunuz, sanırım bu parametrede bir üst limit var.

Yukaridaki adresi tarayıcınıza yapıştırırsanız json nesnesi alırsınız. jQuery ile bu json nesnesini işleyecegiz. Bunun için jquery’deki getJSON() fonksiyonunu kullanacağız. jQuery, normal .ajax() fonksiyonu gibi bu json nesnesini xmlhttprequest yani ajax ile alıp sonucunda işleyebileceğimiz bir javascript objesi olarak bize sunuyor.

Size bu işi yapan tüm kodu verip sonra kod üstünden açıklayacağım:

Yukaridaki kod 2 tane değişken tanımlaması ile başlıyor. Birisi api url’i diğeri de html kodunu üreteceğimiz taşıyıcı değişken. Gördüğünüz gibi getJSON fonksiyonu ile url’i belirtip ikinci parametre olarak callback fonksiyonunu tanımladık. Callback fonksiyonu, dönen json nesnesini içerir, bu örnekte “data” adındaki değişken olarak geçiyor. data dizisini dönerek tüm elemanları html kodu üreterek ekleyecegiz listeye.

Döngü içindeki ilk kontrolde eğer taşıyıcı değişken daha üretilmediyse html listesi olarak üretiliyor. Sonrasında bu liste içine satır olarak ekleyecegiz tüm twitter girdilerini.

Bir diğer kontrol ise sadece doğrudan yazılan tweet’leri işleyecegiz, bunu da yazılan tweet’in cevap olmamasını kontrol ederek yapıyoruz. Sonra da taşıyıcı listeye ekliyoruz tweet edilen yazıyı işleyerek. Bu aşamada ise regular expressions ile @username, #hashtag veya url gibi özel yazıları linklere dönüştürüyoruz.

Döngü bittiğinde de html’inizdeki herhangi bir elemanın içine bu üretilen listeyi basabilirsiniz, bu örnekte tweetStream kimliğine sahip nesnenin içine basılıyor.

Bu kodun calışan örneğini anasayfadaki sağdaki kolonda görebilirsiniz.
Home.js dosyasında yukarıdaki örnegi görebilirsiniz.

Degisime devam, tam guc jQuery!

Biliyorsunuz site ustunde buyuk degisikliklerle mesguldum. Nihayet mimari degisiklikler sonuclanmaya basladi, cogu bitti diyebilirim. Hala var fakat artik on yuzde gorunur seyleri de degistirmeye basliyorum. Bunun bir kismi 2-3 haftadir mootools ile jquerynin beraber calisarak bir tasima surecinde olmasi seklinde gecti.

Simdi mootools bagimliligi olan herseyi temizledim. Bazi seyleri sadelestirdim, zamaninda fazla gorseli destekleyen bir javascript yaklasimda kodluyormusum.

Sonuc olarak site artik tamamen jquery ustunde sekilleniyor, eski seyleri tasima bitti. Simdi yavas yavas bunun uzerine gelistirme olarak ilerleyecegim.
Gorunur degisikliklerden biri de footer oldu. Yakinda eskisine yakin bir hale getirecegim fakat tamamen tasarim degisimine de ugrayabilir. Su an fonksiyonel olarak bir kayip yok eskisine gore.

Button elementlerinin formu submit etmesini durdurmak

Html’deki button tagleri form elementler içinde kullanılan bir element. Kapanabilen ve içine span, img gibi elementler koyarak css ile butonları şekillendirmenizi kolaylaştırdığı için tercih edilebiliyor. Fakat eğer type’ını button olarak ayarlamazsanız default değeri olan submit şeklinde hareket edip, tıklandığında formu submit ediyor.

ile type’ı belirlenmemiş tüm button elementlerine button type’ını atayabilirsiniz. Sonuç olarak artık butonlar fromlarınızı submit etmeyecektir.

Easy Framework


Easyframework, core jquery framework üzerine geliştirilen, css+javascript ile işlerinizi kolaylaştıracak bir framework. Ne css framework, ne de javascript framework. İkisinin güzel bir kombinasyonu.

Easy Framework ile navigasyon, tablolar, basit paragraf stilleri, basit grid yapısı, form kontrolleri, ipucu, lightbox gibi bir çok günümüzde sık kullanılan işleri yapabilirsiniz. jQuery ile beraber 1 js 1 css dosyası ile basit html yapınızı javascript kodu yazmadan sadece sınıflandırarak bu efekt/yerleşimi sağlayabiliyorsunuz.