iPad ve Apple Pencil’in en kullanisli uygulamasi Notability

Yillardir (20 yildir) digital kalem goruruz, yillardir da hicbirinin basarili bir deneyim verdigine inanmamisimdir. En yakin deneyimi cizer’lerin kullandigi wacom tabletler verir ama o da genellikle ekransiz oldugu icin hep garip gelmistir. Wacom’in Cintiq, muhtemelen de ekranli olup kalibrasyonu, gercek yazma ve cizme deneyimine en yakin urundur herhalde (en azindan benim bildigim).

Dijital kalemlerin basarili olmamasinin ana nedeni ekran uzerinde kaydirildigindaki gecikme. Milisaniyelerden bahsediyoruz ama gercekten hissedilir birsey. Onun icin de hicbir zaman gercek cizimi degistirecegini dusunmedim dijital kalemlerin.

Apple pencil ile bile yeteri kadar iyi degil. Ama cok yakin. Bu gune kadarki tum iPad modellerini hem isim hem zevk icin sahiplendim ve severek kullandim, hatta ilk versiyonu limited edition almayi basarmistim :). Apple pencil’i da ilk ciktiginda alip denedim ama o deneyimim de eski dijital kalemler gibi yeterince tatminkar degildi. Yanlis anlasilmasin, cok tasarimsal veya sanatsal bir yaklasimim yok olaya. Alti ustu kagit kalem yerine ekrana plastik bir seyi surterek yazmayi karsilastiriyorum. Konunun egitimsel tarafina diyecegimbirsey yok. Kesinlikle guclu ve iyi bir arac olduguna inaniyorum. Ama benim ilk deneyimimden, biraz da detayci olmamdan mutevellit, dijital kalem fikrini, steve job’sin da red ettigi gibi ben de red ettim.

Son iPad Pro 10” modeli ile, ekranin yenilenme hizi iki katina cikti. Standart yaptigimiz gunluk isler icin degisecek neredeyse hicbirsey yok bu yeni teknolojiyle. Hatta cogunlukla farkedemiyorsunuz bile. Ama yenileme hizinin artmasi, kalem ile iletisimini cok ileri goturdu diyebiliriz. Tabii ki yeni iPad’i aldim ve alirken ekranin hizini test etmek icin biraz da kalemle oynadim Apple magazasinda. Bu seferki hissiyatim farkli oldu ve en azindan yazi yazma veya basit cizimler icin yeterli tatminkarligi verdigini farkettim kendime. Apple pencil ile cizimler yapmaya basladim, malesef daha bircok cizim uygulamasi hala yazilimsal guncellemelerden dolayi hala yeni ekran hizina adapte edip hizli calismiyorlar.

Bircok cizim uygulamasinda calistim ama Notability uygulamasi aralarinda en rahat hissettigim ve eglenerek cizim yaptigim oldu. Benim kullanim seklim genellikle, fikir uretme, basit wireframe calismalari yapma ve nadiren muzik notalari gibi garip notasyonlara sahip seyleri internetteki taslaklar uzerinde kalemle calisarak yapmak. Cizimi yapmak veya yazi yazmak gercekten keyifli.

Bazen konusmak veya klavyede yazmanin, beynimize nasil bir sinir koydugunu anlamak zor, cunku cok dogal gibi de gelse, bazen sadece cizmek veya boyamak, konusmak icin caba sarfetmekten veya klavyedeki hizimiza oranla cok daha hizli uretkenlik gostermemizi sagliyor.

Notability uygulamasini, sade ve basitliginden dolayi sevdim. Dropbox’a veya google drive’a baglayip cizimlerinizin yedeklerin pdf formatinda kaydettirebiliyorsunuz. Gercekten buyuk bir bonus benim icin cunku cihazlar arasinda dosya transferi yapmakla ugrastirmiyor. iPad’de cizip, 5 dk sonra bilgisayara gecip pdf olarak kullanabiliyorsunuz dropbox ustunden.

Baya ucuz sanal sunucu sağlayıcı: Scaleway

Bir süredir mfyz.com ve birkaç kişisel sitemi host ettiğim Digital Ocean sunucumla ilgili performans problemleri yaşıyordum. Digital Ocean’da 2 vCpu ve 2gb ram’li bir sanal sunucu kullanıyorum ve bana masrafı aylık $10 idi. Bunun dışında aylık $3’a da 30gb ekstra disk alanı satın alıyorum. Açıkçası, aylık $13, bir kisisel sunucu barındırmak için gerçekten çok ucuz. Bu sunucu, birkaç kisisel siteyi host etmek dışında ufak tefek yazılım deneyimi yapabildiğim, arada sırada proxy ve vpn amacı ile de kullandığım bir kaynak oldu yıllardır benim için.

Bu basit sunucu üstüne kurduğum New Relic, Datadog, Pingdom gibi monitör servisleriyle, kisisel olarak kullandığım bir Slack hesabına bağlayarak raporlar aldığım ufak bir kurlumum var. Bir süredir işlemci kullanımı ve hafıza kullanımı konusunda uyarılar almaya başladım. Çoğunluğu, eşimin kişisel bloglarına gelen trafiğin yükselmesinden kaynaklanıyor ama trafik değişimine baktığımda, ufak da olsa sahip olduğum sunucu gücüne göre bu problemleri yaşamamam gerektiğini düşünüyorum. En azından arada servis duraksamasına yol açacak bir neden bulamıyorum.

Yeni ucuz’un ucuzu servisler

Geçtiğimiz birkaç haftadır, ucuz, ssd’li kişisel sunucu arayışına girdim tekrar. Biraz araştırma sonunda yeni birçok şirketin Digital Ocean gibi ucuz seviyelerde sunmaya başladığını farkettim. Bunların içinde Amazon Web Servisleri gibi büyük şirketler de, ufak girişimler de var. Aralarında Scaleway adında, Fransız bir girişim dikkatimi çekti. Scaleway bütün donanım ağını Raspberry Pi gibi ARM tabanlı işlemci mimarisi üzerine kurulu, ufak sunucu donanımları üstüne kuruyor ve hem ilk kurulum, hem de bakım maliyetini oldukça düşürmüş oluyor. Her ne kadar ARM tabanlı donanım ile sunucu barındırma’ya yabancı olsam da, fikir ilgimi çekti. Ayrıca aylık harcadığım tutara, elimdeki sunucudan 4-5 kat daha güçlü bir sunucu barındırabiliyorum. Scaleway kesinlikle aylık $5’a SSD’li VPS marketinde iddiali bir oyuncu. En azından fiyat bakımından.

Kafamda kalan ana soru işareti şu oldu: “bu ufak yerli girişim ne kadar tutarlı ve güvenilir?”. Doğal olarak ortada, ufak bir girişime güvenme gibi bir risk var, ancak yıllardır bir sunucuyu ayağa kaldırma ve sunucular arasında taşınma işinde pratikleştiğim için benim için bu risk, ufak bir risk idi.

2,5 hafta önce bu riski göze alıp Digital Ocean’daki sunucumu Scaleway’de yeniden oluşturup kurulumu tamamladım birkaç saatte. İlk kurduğum sunucu, Digital Ocean’da kullandığımın 2 katu güçte ve daha önce ödediğimin yarısı masrafta bana. 2,5 haftadır herhangi bir problem veya performans tıkanıklığı yaşamadım Scaleway ile.

Scaleway sunucu mimari türleri, fiyatlarını, şu adresten görebilirsiniz: https://www.scaleway.com/pricing/

iPad’de Coda ile kodlamak

iPad’de kod yazmak kulağa ne kadar garip gelse de bazı alanlarda oldukça konforlu bir şekilde yapılabilir durumda. Geçtiğimiz yıl 4 aylık bir süre sadece iPad ile bilgisayarsız çalışma deneyi yaptım ve bu süreçte çok aktif olmasa da bir süre kod yazmam gerekti. Tahmin edeceğiniz üzere çoğunlukla back-end ve web tabanlı şeyler yazmam gerekti ancak arada sırada Python ve biraz mobil koda (Swift, Java) dokunmam gerekti.

Bu süreçte çoğunlukla “Coda” adında bir uygulama kullandım ve bu yazıda biraz Coda’daki deneyimimi özetleyeceğim. Okumaya devam et “iPad’de Coda ile kodlamak”

SequelPro: MacOSX kullanıcıları için PHPMyAdmin alternatifi

MacOSX’de php geliştirme ortamı kurmak, diğer işletim sistemlerine göre çok daha kolay. MAMP ile neredeyse tek drag & drop ile apache, php, mysql üçlüsünü çalışır hale getirmek mümkün.

Eğer *AMP kullanan bir web geliştiricisi iseniz muhtemelen tüm veritabanı yönetiminizi phpmyadmin ile yapıyorsunuzdur. PHPMyAdmin kuşkusuz taşınabilir ve esnek yapısıyla istediğiniz gibi özelleştirebileceğiniz bir yönetimsel araç. Fakat bazı noktalarda bazen bir masaüstü aracının sunacağı özellikleri sunamayabiliyor.

Sequel Pro, adından paralı bir yazılım gibi bir çağrışım yapsa da ücretsiz bir yazılım. Basit ve minimalist bir arayüze sahip Sequel Pro’nun kullanımı oldukça kolay.

Okumaya devam et “SequelPro: MacOSX kullanıcıları için PHPMyAdmin alternatifi”

Growl’u Apple alsa?

Growl son guncellenmesi ile parali oldu ve bir ton yeni ozellik eklediklerini soyluyorlar, henuz kullanmadim fakat iOS’de push notification’larin gunucu gorduk, cok daha anlik ve carpici diyebiliriz. Tabi ki growl daha lokal birsey yapiyor fakat neden sunucu tarafli bir mesaji iletmesin? (belki yapiyordur da yeni versiyonu).

Lion’dan once soyle bir soylenti okumustum, apple push servisini lion’da getiriyor ve macosx’e gomulu bir notification center olacagi yazilmisti bi yerlerde. Simdi Growl’un yaptiklarini dusununce apple’in growl’u satin almasi gibi birsey gecti aklimdan. Ama tabi bu hic de apple tarzi olmaz, muhtemelen growl’un yaptigini cok daha iyiye goturmek icin icerde bir takimla bunu cozerler.

Apple almasa da growl’u universallesmis bir uygulama oldugu icin tebrik etmek gerek.

Google Music icin iOS web uygulamasi yayinladi

Google gecen gunlerde music servisinin iOS tarayici uygulamasini yayinladi. Beni sasirtan sey yillardir insanlar native uygulama mi yoksa web app mi diye mobil sunumlarini doldurup durdular, hatta ben de hatirliyorum bunu yaptigimi defalarca. Sonunda herkes native uygulamanin avantajini soyleyip durup tarayici uygulamalarini yerlere vuruyorlardi. Google gmail vs gibi bircok tarayici uygulamasindaki basarisini burada da gostermise benziyor. Ilk denememde ilk merak ettigim tarayici kapandiginda da calismaya devam edip etmemesiydi, tabi ki devam ediyormus. Diger sey ise iphone veya ipad’den cihazdaki kontrollerle tarayicidaki kontrolleri yonetebilmekti. Bunun anlami iphoneu kapatsam bile kulakliktaki tuslarla kontrol edebilecegimdi. Son olan sey ise airplay ile muzigi televizyona daha dogrusu apple tv bagli ses sistemine yayin yapabilmekti ve burada gercekten sok oldum. Sonuc olarak google ios tarayici uygulamalari konusunda asfalti aglatmis biraz.

Denemek icin sahip oldugunz google hesabinizla iOS cihazinizda safariden music.google.com adresine girmeniz yeterli.

Tabi ki native bir uygulamanin yerini tutmaz ve en kisa zamanda ios uygulamasini gorecegimizi dusunuyorum google music sevrisi icin. Google music’de gordugum tek eksik sosyal bir yaninin olmamasi. Su an ortaya cikan servislerin sosyal networklere bagli olmamasi gibi bir secenegi olmadigini dusunuyorum artik. Umarim google bu sosyal aglari sallamama tavrini yeni servislerinde de devam ettirmez. En azindan google+ entegrasyonu yapmalari viralite icin servisin kaderini etkileyecek bir unsur bana gore.

Surada tech crunc’daki habere ait google music ekran goruntulerini gorebilirsiniz.

Kaynak: http://goo.gl/I09yh

Jailbreak Apple TV ile neler yapiyorum

Birkac ay once buyuk bir led tv almistim, tabi televizyon seyretmeyi seven biri olmadigim icin hicbir kablo tv servisinden televizyon servisi almadim, dolayisiyla tv alma sebebim playstation, stream icerik servisleri idi.

Uzun suredir netflix kullaniyordum ve buna bir de apple tv ile itunes icerigi de eklendi. Tabi netflixi hem playstationdan hem de apple tvden normal olarak izleyebiliyordum. Fakat apple tv almadaki amacim apple tv’yi kirip wireless ustunden time capsule’e ulasip oradaki filmleri izleyebilmekti.

Cunku her ne kadar film indirme aliskanligini kessem de sagdan soldan bir sekilde avi, mkv formatlarinda film veya baska icerikler (belgesel, tv showlari vs) var disklerimde. Bu icerikleri apple urunlerinde izlemek tamamen bas agrisi. Dolayisiyla bir sekilde bunlari apple cihazlarindan izlemenin bir yolu olmaliydi.

iPad ve iPhone’da VLC player ile rahatlikla bunlari izleyebiliyorsunuz, tabi sistem kaynaklari yettigi yere kadar. Yani teoride 1080p videolari bile oynatsa da ram, grafik islemci gibi seyler yetmedigi zaman yetmiyor, yapacak birsey yok.

Ancak cogunluk dosyalarin standart dvd ve 720p oldugunu dusunursek 1080’leri de bilgisayardan izlemek cok da problem degil.

Sonuc olarak Turkiyedeyken bir arkadasimin cok basarili sekilde apple tv’yi kirip tum icerigine XMBC ile eristigini gormustum, apple tv aldiktan sonraki ilk is bilgisayar baglantisi icin micro usb kablosunu siparis etmekti, hizli bir sekilde alip hic sorunsuz apple tv’yi kirdim. Tabi darwin oldugu icin klasik bsd debian karisimi bir isletim sistemine ssh ile baglaniyorsunuz temelde. Gordugum seyi kurarak neler yapabilecegimi test ettim ve su an apple tv’mde bir medya cihazindan bekledigim nredeyse herseyi yapabiliyorum.

Bu apple tv kirma isini illegal bir aktivite olarak gormuyorum cunku hala en cok netflix ve itunes icerigini izliyorum ve bunun icin para oduyorum, sadece elimde olan disklere ulasip dosya formatlarini cevirmek zorunda kalmadan dosyalarima ulasabiliyorum.

MacOSX ve Flash Player problemleri

Macosx’de flash player’ın 2 tane sıkıntısını bulduk, çözüm de bulamadık aslında.

1) Flash içinde multiply ile kullanılan bitmap’lar macosx’deki flash player’da olmuyor ve doğal olarak kirli duruyor. Mesela transparan bir sahnenize bir çizim/karikatür eklediniz ve hiç uğraşmadan multiply ile o sahneye gömdünüz. Windows’ta gayet sorunsuz görünüyor fakat henüz macosx flash player’da bu kısımlar pis duracaktır.

2) Fontları embed de etseniz, embed ettiğiniz fontlar Türkçe de desteklese macosx’de flash içinde Türkçe yazamıyorsunuz, değişik hurafeler dolaşıyor tabi çözümler için, işte biz de o çözümleri deniyoruz 🙂

wmode transparent bazen bu sorunları çözebiliyor bazen de yeni sorunlar getirebiliyor. Yine de bilmek/görmek lazım.

MacOSX’de Mail.app (Apple Mail) istemcisinde html imza ayarlamak

Neden HTML İmza Kullanmalısınız

HTML imza kullanarak gönderdiğiniz mesajlardaki imzalarınıza etkileşim ve referans katabilirsiniz. Ünvanınız ve insanları yönlendirebileceğiniz blog, portfolyo gibi sayfalarınıza bağlantı verebilir, ikonlar veya logonuzu kullanarak daha görsel bir imza oluşturabilirsiniz. Bu dökümana başlamadan önce bu konuda daha önce neden ve nasıl yapacağınızı anlattığım “E-postalarınıza HTML imza ile daha ilgi çekici olun” dökümanını okuyun. Okumaya devam et “MacOSX’de Mail.app (Apple Mail) istemcisinde html imza ayarlamak”