Sayfa görsellerini sayfa yüklendiğinde değil ekranda görüntülendiğinde yüklemek

Uzun bir dönem flash’ın webdeki baskınlığının sonucu olarak ekrana sığan sayfalar tercih edilmeye başlanmıştı ama hem mobil cihazların popülerleşmesi, hem blogların şu an internette çoğunluk içeriği sağlıyor olması hem de flash’ın hayatımızdan biraz daha çıkmasıyla, uzun sayfalar tekrar günlük web gezintimizde en sık karşılaştığımız sayfalar oldu. Uzun bir sayfanız var ise ve eğer metin ağırlıklı bir içeriğe sahip değilseniz muhtemelen içeriğiniz, resimler/fotograflar barındırıyor olacaktır. Bunun yanı sıra sayfanızda üst, alt veya yan alanlarda da görüntülediğiniz yardımcı içerikler olabilir.

Örnek ile basit bir wordpress blogunu gözünüzde canlandırırsanız sayfa başlığı, alt metni ve yan navigasyonda ilgili yazılar (ve bunlara ait küçük görseller) sayfanızın altında bulunan görseller, mesela sponsor logoları, statik reklamlar, birkaç ufak ikon (sosyal medya ikonlari) vs küçük büyük bir çok görseliniz olacaktır (footer, header, sidebar).

Uzun bir sayfanın en büyük tehlikesi içinde barındırdığı medya içeriği sayısı olacaktır. Eğer medya içeriği sayınız, dosya boyutları ufak medya içerikleri dahi olsa yüklenmesi uzun zaman alacaktır. Bu konuya birçok web opimizasyonu yazısında karşılaşabilirsiniz.

Şimdi çok daha anlaşılır bir örnekle bu konuyu hızlıca kod üstünde anlatacağım.

Kısa süre önce bir facebook uygulaması hazırlarken, hazırladığım bir sayfada o kullanıcının arkadaş listesini her satırda 4 avatar görünecek şekilde bir tablo şeklinde gösteren bir sayfa hazırladım. Kendi hesabımla sayfayı açtığımda 500+ arkadaş listeleniyordu ve bu da 500 avatar’ın bir sayfada olması anlamına geliyor. Sorun tabi ki internet hızı değil. Asıl problem tarayıcılar. Tarayıcılar, Her domain için, paralel iki yüklemeye izin verir ve her imajın 100 milisaniyede yükleniyor olduğunu varsayarsak, saniyede 20 fotoğraf yükleniyor diyebiliriz. 500 fotografın yüklenmesi de 25 saniye sürecektir.

Sayfa ilk açıldığında çok garip görünmüyor ama daha sayfa yüklenmeden sayfayı aşağı kaydırdığımda ekranda daha yüklenmemiş görseller görüyor oluyorum.

Bundan daha tehlikelisi bu görseller sayfanızdaki diğer kaynakların yüklenmesini geciktiriyor ve javascript akışınızı etkiliyor. Dolayısıyla iyi bir kullanıcı deneyimi değil. Zaten teorik olarak düşündüğünüzde de ekranda görüntülenmemiş belki de hiç aşşağı kaydırılarak görüntülenmeyecek medya içeriği yüklenmeye çalışıyor ve ideal olarak bunların ekranda görüntülenmeden yüklenmemesi gerekir.

WordPress blogu örneğindeki problem şöyle olabilir. Her girdinizin bir görseli olduğunu düşünürsek ve arşiv sayfanızda her sayfada 10 girdi gösterdiğinizi düşünürsek sayfanızdaki diğer medyaların dışında uzun bir sayfada 10 görsel (yüksek çözünürlükte olabilir) görüntülenmeye çalışması performans kaybına neden olabilir.

Bu problemi bir javascript çözümü olan lazyload ile çözebilirsiniz. jQuery eklentisi olarak bulabileceğiniz eklentinin yaptığı şey her görseli jenerik bir yer tutucusu olarak yükledikten sonra o görselin ekranda görünür alanda olup olmadığını tespit ederek gerçek kaynaktan yüklemek.

Yani sayfanız yüklendiğinde bütün görseller aynı imajı yüklüyor. Genelde bu imaj 1 piksellik tek renk (gri örneğin) ufak bir görsel oluyor. Anında yüklenip tüm imajlarda yer tutucu olarak yerleşiyor. Sayfanız yüklendikten sonra lazyload, o sayfanın pozisyonunu ve görüntülenebilir alanını hesaplıyor ve görselin o alanın içinde veya yakınında olup olmadığını hesapladıktan sonra görünen imajlari yükleyip daha kaydırma pozisyonuna göre ekranda omayan veya uzak olan imajlari yüklemiyor.

Bir javascript eventi ile sayfa kaydırma hareketinizi izleyerek imajlari gösterdiğiniz anda yüklüyor.

Lazyload’i sayfanıza nasıl entegre edersiniz?

Önce bir yer tutucu görseli hazırlamalısınız, bunun için transparan veya sabır bir renk 1×1 boyutunda bir gif imaj hazırlayın.

Sayfanızdaki tüm görsel adreslerini bu imajı yükleyecek şekilde ayarlayın. İmajlarin gerçek adreslerini de “data-original” özelliğine alıyorsunuz.

Sonra jquery ve lazyload’ı sayfanıza ekledikten sonra bu imajları bir seçiciyle seçip lazyload’ı çalıştırıyoruz.

Yukarıdaki kod “lazy” sınıfındaki resimleri yükleyecektir. Daha genel bir kullanım istiyorsanız sadece img etiketlerini belirterek sayfanızdaki tüm görsellerin lazyload ile yüklenmesini sağlayabilirsiniz.

Bundan sonra sayfanızdaki görseller ekranda görüntülendikleri anda yüklenecekler. Lazyload dökümantasyonunu inceleyerek tolerans ataması yapmayı (yani görselin, sayfa kaydırılırken ekranda görüntülenmeden önce yüklenmesini saglayabilir) veya görüntülenirken bir geçiş animasyonu belirleyebilirsiniz.

Proje adresi: http://www.appelsiini.net/projects/lazyload

htaccess ile özelleştirilmiş url yapılarıyla karşılaşacagınız medya ve çerez problemleri ve çözümü

mod_rewrite sayesinde sayfalarımızın adreslerini istediğimiz formda gösterebiliyoruz (İlgili makale için: https://mfyz.com/tr/htaccess-yardimiyla-tum-trafigi-tek-merkezden-yonetmek). Kullanımı çok yaygınlaşsa da bu kullanımın bazı ufak problemleri beraberinde getirdiği göz önünde bulundurulmalı.

Bu yazıda iki çok açık problemden ve basit çözümlerinden bahsedeceğim.

İlk problemlerden birisi sayfanızda kullandığınız tüm medya veya eklentilerin yollarını domain seviyesinden belirtmek durumunda olmanızdır. Eğer htmlinizi yazarken sayfanızdaki görselleri, stilleri, scriptleri bu şekilde tanımlamadıysanız tüm sayfalarınızdaki yolları güncellemeniz gerekiyor.

Basit bir örnekle, ana dizinde duran bir index.php veya html dosyanızın olduğunuz varsayalım ve images, css ve js olarak 3 medya dizininiz olsun. html’inizi kodlarken yolları su şekilde belirtmeniz dogal:

Eğer bu uygulmanızda bu sayfayı sunan kodu domain.com/about/license gibi, birden fazla derinlikte bir url ile sunduğunuz zaman, tarayıcınız o sayfa kodunun /about/ dizininde çalıştığını varsayarak medya dosyalarınızı /about/js/, /about/images/ gibi dizinlerde arayacaktır.

Çözümü ise basit. İki seçeneğiniz var bu noktada. Her medya yolunu belirtirken http://domain/images/cat.jpg şeklinde tam yolu belirtebilirsiniz veya dosya/dizin yollarını belirtirken “/” işareti ile başlayarak domain seviyesinden itibaren işaret edeceksiniz yollarınızı yani yukarıdaki html kodunda her yol tanımlamasını “/” işareti ile başlayarak (ekleyerek) düzeltebilirsiniz.

Başında bir protokol ile belirtilmemiş her url domain üstündeki bir yolu ifade eder. “/” işareti ile başlayan yollar ise domain seviyesini işaret eder. Yani sadece “/” şeklinde tanımlanmış bir link aslında domain ana dizinini işaret eder. Ama bizim amacımız domain seviyesinden itibaren bir dizini işaretlemek, dolayısıyla /images/icons/plus.png gibi bir yol sızı nerede olursanız olur her zaman http://domain.com/images/icons/plus.png’yi işaret ederek istediğiniz dosyaya ulaştıracaktır.

Cookie Problemi

Bir diğer problem ise çerez (cookie) problemidir. Çerezlerin tarayıcıda kaydedildiğini hatırlamakta fayda var. Sunucu tarafında dahi çerez kaydetmek isteseniz o çerez aslında o isteğin cevabında gelen headerlar’da olacak ve tarayıcı istek cevabındaki değerlere göre çerezleri kaydedecek, silecek veya güncelleyecektir. Yani tarayıcının çerezleri yönettiğini bilmeniz gerekiyor, ayrıca çerezlerin dizin bağımlı olduklarını da belirtmek gerek. Yani bir çerezi /A/B/C dizininde iken ayarlarsanız bu çerez sadece C dizini ve alt dizinlerinden erişilebilir olacaktır. C dizinindeyken aryıca ana dizin, A ve B dizininde kaydedilmiş çerezlere de erişebilirsiniz. Tarayıcı, alt dizinlerdeki bir çereze erişimi bir üst dizinden veya paraleldeki bir dizinden vermez.

Bu durumda url’lerinizi klasör şeklinde ayarladıktan sonra uygulamanızda nerelerde çerez kaydediyor, siliyor veya güncelliyor olduğunuzu hatırlamanız ve güncellemeniz gerekiyor. Bu güncellemeyi hem javascript’deki cookie kullanımınız için hem de sunucu tarafındaki çerez kullanımınız için güncellemeniz gerekiyor. Sunucu tarafında bütün dillerde çok bilinen bir problem olduğu için yazdığınız sunucu taraflı dile ilişkin çerez methodlarını inceleyin. Ben kısaca php’de nasıl yapacağınızı anlatacağım.

Önce javascript ile çerez işlemlerinizi güncellemek için, normalde kullandığınız:

koduna ek olarak “path=/” eklemeniz gerekecektir (tabi ki ; ayracını kullanarak diğer çerez cümlenize ekleyebilirsiniz.

Bu size karışık gelmiş olabilir çünkü javascript ile çerez yönetimini herhangi bir kütüphane kullanmadan yapmanın yolu bu. Ancak muhtemelen jquery veya en azından çerezlerinizi okumak, silmek veya kaydetmek için bir kütüpahne kullanıyor iseniz kullandığınız kütüpahenin “path” yani çerez dizinini belirtebileceğiniz bir yöntemi vardır, bu yöntemi uygulayarak tüm çerezlerinizi ana dizininizde ayarlamalısınız, böylece çerezleriniz her yerden erişilebilir hale geleceklerdir.

PHP’de bu problemi çözmek için tüm “setcookie” fonksiyonunun (name, value, expire) standart kullanımına 4. parametre olarak “/” yani dizin parametresi eklemeniz yeterli olacaktır. Bu noktadan sonra kaydettiğiniz tüm çerezler ana dizine kaydedilecek, böylece her yerden erişilebilir hale geleceklerdir.

Bu konu, daha teknik noktalarda başka problemleri de beraberinde getiriyor fakat url’lerinizi klasör şeklinde ayarladıktan sonra ilk karşılaşacağınız iki büyük problemden ve çözümünden kısaca bahsetmiş oldum.

CSS çatısı kullanmanın faydaları

Uzun bir süre bütün arayüzlerimi hiç bir framework veya arayüz kütüphanesi kullanmadan kendim yazdım. Özellikle mobil cihazların kullanımının yaygınlaşmasından dolayı, aynı html içeriğini farklı ekran çözünürlüklerine uygun arayüzlerde gösterme ihtiyacı çoğaldı. Hala mfyz.com’daki arayüzü tamamen sıfırdan yazılmış bir css ile çizdiriyorum. Evet herşeyi sıfırdan yapmanın avantajları var fakat avantajları kadar belki daha fazla dezavantajları ve daha derin bilgi birikimi gerektirmesi gibi yanları da var.

Her kodu tamamen elde hazırlamanın en büyük dezavantajı, kararlılıgını korumak ve çok popüler olan, bilinen hataları gidermek için zaman harcamak zorunda olmanızdır. Yani çok basit bir IE hatasını düzeltmek için gereksiz zaman kaybeder daha da tehlikelisi bu küçük şeyler için ayırdığınız zaman sizin genel motivasyonunuzu kırması gibi tehlikeleri göze almış olursunuz. Özellikle tek geliştiricinin bulunduğu projelerde (ki bir freelancer’in elinin altında her zaman tek başına yürürttüğü proje olur) büyük bir motivasyon bozukluğuna neden olabilir. Dolayısıyla hazır yapılar, kütüphaneler sadece zaman kazanmak şeklinde görülmekten çok, birçok geliştiricinin katkıda bulunduğu ve aslında birçok hammallık işini yapmak zorunda kalmamanız olarak algılanmalıdır. CSS veya başka bir dil farketmeksizin bu geçerli diyebiliriz.

Şimdi gelelim arayüz dillerindeki çatılara. Birkaç yıl öncesine kadar CSS için çok yaygın kullanılan veya birçok geliştiricinin ürettiği bir arayüz çatısı yoktu. Nedeni ise hem css3’den önceki versiyonlarda bir çatı gerektirecek genel ihtiyaçlar yoktu bir diğer nedeni de farklı çözünürlüklerdeki ekranlar bu kadar farklı varyasyonlara sahip değildi.

Bir CSS çatısına ihtiyaç duymanızı gerektirecek en büyük bir başka neden ise özellikle standartlara kabul edilmemiş css3 özelliklerinin (animasyonlar vs) hala tarayıcı spesifik on ekler istemesi olabilir. Örneğin, standartlara kabul edilmesi çok eskilere dayanmayan border-radius özelliğini kullanmak ve bütün tarayıcılarda çalışmasını sağlamak için aynı satırı -moz -webkit -o ve -ms gibi on eklerde kullanmak zorunda kalıyorduk. border-radius çok basit bir özellik ve tek parametre gerektirdiği için bunu örneklemem, bu problemin gözünüzde çok canlanmasını sağlamayabilir ama başka bir örnek olarak, bir elemanınızın arka plan rengini doğrusal geçiş (linear gradient) ile şekillendirmek isterseniz uzun bir satır yazmanız ve bunu 4-5 tekrarda css dosyanızın içine koymanız gerekecektir.

Malesef, bu özellik, standartlara geçene kadar bu şekilde kullanılmak zorunda. Yukarıdaki kodda aslında standartlara başvurulan model ilk satırdaki linear-gradient ile başlayan modelidir. Ancak daha standartlara kabul edilmediği için tarayıcılar kendi on eklerini diretmektedir. Çok basit bir geçiş için bu kodları ezberlemek veya tekrar tekrar kodlamak çok anlamsız. Aynı durum birkaç css3 özelliği için de söz konusu.

Peki bir css çatısı kullanmak bunu önleyecek mi? Eğer bir yorumlanan özel bir dil değilse hayır önlemeyecek ama muhtemelen buna benzer hazır geçişleri veya on tanımlı bazı kolay yollar sunacaktır. Eğer yorumlanan bir yapı kullanıyorsanız evet kesinlikle bu kodu çok kısaltmanın yolu var. Bunun için LESS veya SASS’i inceleyebilirsiniz.

Bir çatı kullanmadaki bir diğer fayda da on tanımlı bir çok uygulama eklentisi sunmasıdır. Yani bir web uygulamasında muhtemel olarak kullanacağınız her element için düzgün bir kozmetik hazırlık bulabilirsiniz. Size bunu bir css çatısı önererek anlatmaya çalışacağım.

Twitter bootstrap

Twitter deyince hemen bunun arayüzle ne ilgisi var diyebilirsiniz. Twitter ekibi, twitter’da kullandıkları arayüz kozmetiği ve bazı jquery eklentilerini paketleyerek açık kaynak kodlu bir çatıya dönüştürmüşler. Su an 2+ sürümüne sahip twitter bootstrap aslında bir web uygulaması için başlangıç arayüzleri oluşturmak için tasarlanmış. Yani ufak bir web uygulamanız var ise bunu twitter bootstrap kullanarak çok kolay şekilde şekillendirebilir, eklentilerini kullanarak zenginleştirebilir ve html yapınızı biraz oynayarak arayüzünüzü farklı cihazlarda ve ekran çözünürlüklerinde düzgün görüntülenebilir bir şekle getirebiliyorsunuz.

Örnegin bir RSS kaynağından aldığınız müzik dosyalarını işleyerek bir web arayüzü hazırlamak istiyorsunuz. Sunucu tarafını php ile yazdığınızı düşünürsek, php ile yazacağınız şeyleri yazdıktan sonra, sunucu tarafına ayırdığınızdan belki katlarca daha fazla zamanı arayüzü kodlamakla harcama ihtimaliniz var. Twitter bootstrap kullanarak formlarınızı, butonlarınızı, gridlerinizi, tab veya fare imlecine göre görünüp kaybolan ipuclari ile uygulamanızı zenginleştirebilirsiniz. Farklı tarayıcı uyumlulukları, farklı çözünürlükler gibi şeylere kafa yormanıza genel konular dahilinde gerek kalmıyor.

İstediğiniz özel stilleri, varolan stillere eklemeler yapacağınız gibi varolan stilleri de değiştirebiliyorsunuz. Hatta kaynak koda girip tüm yapıyı da oynama seçemediğiniz var. Ancak twitter bootstrap size sadece önceden kodlanmış bir arayüz sunuyor, yaptığınız eklentilerde veya değişikliklerde yine css3’un hammal yanını göreceksiniz.

CSS Çatıları (framework) tek seçenek mi?

Hayır, çatılar birçok işinizi kolaylaştırsa da temeldeki css dilinin getirdiği yapıyı değiştiremeyeceği için tekrar eden kodlardan kurtulamayacaksınız ayrıca matematiksel çarpanlı yani mimari arayüzler hazırlamanızda size daha önce tanımlı olduklari değerler kadar esneklik sağlayacaktır.

CSS’i dil olarak daha öteye taşıyan ve birbirine benzeyen birkaç yapıdan bir tanesini kısaca anlatarak bahsedeceğim.

Ben, kişisel olarak projelerimde LESS kullanıyorum. Less, css dökümanlarınızda iç içe tanımlamalar yapabilmenizi, fonksiyonlar tanımlayıp fonksiyonları kullanarak renk değişimleri, matematiksel işlemler yapabilmeyi ve benzer programatik şeyler yapabilmenizi sağlıyor, yabnı kısaca css’e bazı programsal özellikler ekliyor. Birkaç farklı method ile kullanılabiliyor. En yaygın kullanımı bir javascript dosyası ile css’inizi tarayıcıda derleyebiliyorsunuz. En pratik kullanımı bu. Fakat tarayıcıdaki ön bellek, geliştirme esnasında baş ağrısı yapabildiği için kodunuzu yazdığınız gibi css dosyalarına derleyerek kullanmanızı tavsiye ediyorum. LESS hakkında biraz daha detaylı yazdığım su yazıyı inceleyebilirsiniz: http://mfyz.com/less-ile-hiyerarsik-ve-fonksiyonel-css-yazmak

Benzer şeyleri yapan ve çok derinlerine inmediğim SASS’i da deneyebilirisiniz. http://sass-lang.com/

Neden sadece twitter bootstrap ve less’den bahsettim?

Çünkü twitter bootstrap kaynak kodlarında less ile yazılmış. Yani kaynak kodunu indirip less kodlarındaki kuralları değiştirerek esnek bir grid’i isteğinize göre üretebilirsiniz, renk kurallarını veya kenar boşlukları, gibi bir çok şeyi less ile çok daha kolay şekilde değiştirebilirsiniz.

İster bir çatı kullanın ister sadece LESS, SASS gibi diller kullanın, yazdığınız css’lerinizi daha hızlı üretmenizi sağlayacak çok güzel araçlar var.

jQuery ile otomatik boyutlanan textarea

Textarea her yerde kullandığımız bir form elementi ve sınırlandırılmış bir metin girdisini düşünmüyorsak textarea içine girilecek yazı teknik olarak oldukça uzun veya kısa olabilir. Genellikle bu boyut (o metin kutusuna girilebilecek ortalama tahmini uzunlugu), o textarea’nin yükseklik değerini belirler görsel olarak.

Örnek veriyorum ortalama olarak 3 cümlelik bir metin girildiğini tahmini olarak belirliyorsak 3 satır sığacak şekilde bir textarea hazırlarız ekrana. Ama uzun bir metin giriliyorsa görsel olarak ve sayfadaki kullanıcı deneyimi açısında iç içe kaydırılabilir elementler olması güzel bir deneyim değildir. Sonuçta textarea’yi uzun da olsa bir metinin girildiği bir kutu olarak düşünürsek, o kutunun metinin uzunluğuna göre değişiyor olması güzel bir kullanıcı deneyimi sunacaktır.

Birkaç farklı jquery plugini bulabilirsiniz bunun için, ben şu an mfyz.com’un ön yüzünde değil ama admin panel’de uzun süredir kullanıyorum kendi yazdığım bir jquery kodunu. Birkaç ay önce bir plugin ile değiştirmiştim kendi kodumu fakat kısa zaman önce başka bir plugin ile tekrar değiştirdim. Size son kullandığım plugin üzerindne bunu nasıl yapabileceğinizi göstereceğim. Açıkcası çok derin açıklama yapmama da gerek yok, plugin sayfasına gidip indirip tek satırlık bir tanımlama ile varolan bir textarea’nizi otomatik genişleyen bir textarea’ya dönüştürebilirsiniz.

http://www.jacklmoore.com/autosize adresinden jquery autosize plugin’ini test edebilirsiniz, sayfayı ziyaret edin ve güncel sürümü indirin.

jquery.autosize-min.js dosyasını projenizin assetlerine kopyaladıktan sonra sayfanıza include edin. Örnegin sayfanızda “comment” kimliğine sahip bir textarea olduğunu varsayalım.

Bu kod comment kimlikli textarea’nizi otomatik genişleyen bir textarea’ya dönüştürecektir. Hepsi bu kadar…

Daha pratik ve genelleştirerek bir sınıf tanımlayıp o sınıftaki tüm textarea’lari otomatik olarak bu plugin ile otomatik-yukseklik-ayarlanan textarea’lara dönüştürebilirsiniz:

Plugin adresi: http://www.jacklmoore.com/autosize

Web projeleriniz için güçlü bir UI kit: Twitter Bootstrap

Sürekli yeni projeler üretiyor, çoğunlukla hızlı bir şekilde basit arayüzler hazırlıyorsanız elinizin altında bir ui library oluşturmuşsunuz veya hazır bir arayüz setini kullanıyor olabilirsiniz. İnternette onlarcasını bulabileceğiniz kitlerin hepsi farklı amaçlara hizmet eden farklı çözümler sunan kitler genelde.

Çok basit bir örnek senaryo vereceğim, php tabanlı bir proje hazırlıyorsunuz, on yüzünü yazdınız ve implemente ettiniz. Sırada bir yönetim paneli hazırlamak var yazdığını koda ve veritabanına. Bunun için çok farklı yollar izledim yıllardır, son birkaç yıldır artık oturttuğum bir html4, less/css altyapım var. Basit bir MVC ile phptal ile view’lar phptal templateleri olarak buluyor ve less’leri derleyerek sade bir arayüzde kullanıyorum herşeyi.

Ama twitter bootstrap fikirlerimi biraz değiştirmeye başladı. View’larima çok fazla dökünmadan sadece html çıktılarımı biraz oynayarak twitter bootstrap’i projelerimden birine çok pratikçe entegre etmeyi başardım ve her geçen gün isimi daha kolaylaştırdığını görüyorum.

Güzel yani twitter tarafından geliştirilen bir arayüz kiti, daha da güzel yani açık kaynak kodlu ve birçok kişinin geliştirilmesine katkıda bulunduğu bir proje. Dolayısıyla crossbrowser problemleri çok fazla yok. Hatta eğer arayüzünüzü doğru tasarlarsanız responsive bir arayüzü de çok kafa yormadan sağlayabiliyorsunuz. http://twitter.github.com/bootstrap/scaffolding.html

Neredeyse bütün arayüz elementlerini düşünmüşler. Dolayısıyla bir web uygulaması için birçok hammal is yükünü üstünüzden alıyor. http://twitter.github.com/bootstrap/components.html

Neyse, proje sayfasından örnek uygulamaları, jquery geliştirmelerini ve github deposuna ulaşacağınız linki bulabilisiniz.

http://twitter.github.com/bootstrap/

Yüklenemeyen resimleri düzgün göstermenin yolları

Bir web sayfasındaki yüklenmeyen resimleri çoğu zaman doğru yönetilmediği için bozuk resim olarak görüyoruz hatta bazen de tasarımın kaymasını, arayüzde bozukluklar olabiliyor.

Örnek bir senaryo: bir makele yazdınız ve internette başka bir sitedeki resimi kullandınız, 1 ay sonra resim o siteden kaldırıldığı zaman, veya site kapandığı zaman sizin sitenizdeki yazıda resimler bozuk görünecektir. Tabi ki bunun tek cözümü resimleri bulmaya çalışmak, ya da o şekilde bırakmak isteyebilirsiniz. Fakat siz bu değişiklikleri yapana kadar, sitenizde bozuk resim (yuklenemeyen) olarak görünecek.

Bir resim yükleyemediğinizde yapabileceğiniz birkaç şey var, birincisi yüklenmemiş resimleri ortadan kaldırabilirsiniz, ama resimler içerikle çok ilişkili ise, mesela yazınızda ekran görüntüsünden bahsediyorsanız ve oratada bir ekran görüntusü yoksa resmin bozuk görünmesinden daha büyük bir yanlış anlaşılma ile karşılaşabilirsiniz. Resmi kaldırabilir veya jenerik bir “yuklenemis resim” imaji gösterebilirsiniz.

Eğer kaldırmak istiyorsanız img etiketi içindeki onerror özelliğinde resminizi kaldırabilirsiniz.

Not: Sayfanızda jQuery kullanıldığını varsayıyorum.

Böylece resminiz yüklenmede başarısız olursa ortadan kaldırılacaktır.

Eğer jenerik bir resime çevirmek istiyorsanız:

Bu örnekler sadece tek imaj için yazılmış örnekler,

Eğer tüm sayfanıza etki edecek daha jenerik bir uygulama yapmak için;

Ancak böyle bir uygulamada sitenizdeki tüm imajlar etkileneceği için tasarımınızı şekillendiren imajların bundan etkilenmesini istemeyebilirsiniz. Bunu yapmak için de jquery seçicisini kısıtlandırabilirsiniz: “img.hatadaKaldir” veya “.yazi img”

Eski IE surumlerini, HTML5 etiketlerini anlar hale getirmek

“Yil 20XX olmuş hala IE ile uğraşıyoruz” diyeceğiz herhalde yıllar sonra da. Bu süreçte ie’ye tekmeyle de olsa html5’i en azından etiketleri tanıması için en basit çözüm olarak iki şey yapmanız gerekiyor.

Birincisi IE’nin dom ağacında html5 etiketlerine ait hiçbir initialization yok. Bunu tetiklemek için kullandığınız her html5 etiketi için en az bir tane element üretmeniz yetiyor. Sonrasında IE dökümandaki tüm elementleri dom ağacınızda tanımaya başlıyor. Bunun için:

Tamam etiketler tanınır hale geldi ama daha büyük problem ise IE görsel olarak bu etiketlerle ne yapacağını bilemediği için default stillerini uyguluyor. Anlam veremeyeceğiniz marginler, değişik element türleri olarak bütün etiketler birbirine girmiş oluyor arayüzde. CSS ile tüm html5 etiketlerini blok element ayarlayıp basitçe resetlemek için:

yapabilirsiniz. Bu sayede IEnin eski sürümleri 6,7,8 (emin değilim belki 9 da) html5i bir parça olsun tanır ve insan gibi gösterir hale gelebiliyor. Ama unutmayın daha birçok sorunu düzeltmeye çalışmak uğraşmak zorunda kalabilirsiniz.

LESS dosyalarınızı anlık css’e çevirin

Less dosyalarıyla çalışıyorsanız ve eğer arayüz geliştiriyorsanız yazdığınız kodu tarayıcıda anlık olarak görmek isteyeceksiniz. Less dosyalarını kaydettiğiniz gibi derleyen aşağıdaki araçlarla hangi platformda çalışıyor olursanız olun otomatik olarak derletebilirsiniz.

Less derleyicilerini toparladığım ufak bir yazı hazırladım: https://mfyz.com/tr/less-dosyalarinizi-anlik-csse-cevirin

LESS dosyalarınızı anlık css’e çevirin

Css yazmayı bırakıp Less ile çalışmaya başlamadınız mı? O zaman şu bökümandan devam edin ve less’in avantajlarına göz atıp size ne fayda sağlayabileceğiniz basitçe anlayabilirsiniz.

Less dosyalarıyla çalışıyorsanız ve eğer arayüz geliştiriyorsanız yazdığınız kodu tarayıcıda anlık olarak görmek isteyeceksiniz. Less dosyalarını kaydettiğiniz gibi derleyen aşağıdaki araçlarla hangi platformda çalışıyor olursanız olun otomatik olarak derletebilirsiniz. Hatta bazıları, açık olan tarayıcılarda, lokal geliştirme ortamınıza ait bir URL açıksa onu da otomatik yeniliyorlar. Dolayısıyla sadece tarayıcınızı kontrol etmeniz yetebiliyor değişiklikleri görmek için.

Bu derleyiciler aynı zamanda less kodunuzu denetleyerek hataları bildiriyorlar. Sonuç olarak yazdığınız less dosyalarınız da css dosyalarınız da geçerli css çıktısı olarak sitenizde yayınlanıyor.

Less.app

Sadece MacOSX’de çalışan bu uygulamaya çalıştığınız projeleri, klasörleri sürükleyip bırakarak otomatik tarattırıp proje olarak ekliyorsunuz. Size o projede bulduğu bütün less uzantılı dosyaları listeliyor. Dosyalar güncellendiği anda da dosyaları css dosyalarına derleyip growl uyarısı ile bildiriyor. http://incident57.com/less/

Simple Less

Bu uygulama biraz daha basit bir arayüze sahip ve tüm platformlarda çalışıyor. Çok platformda çalışan geliştiriciler için oldukça ideal. http://wearekiss.com/simpless

Winless

Sadece Windowsta çalışan, klasik Windows arayüzüne sahip ufak bir araç. http://winless.org/

LESS ile hiyerarşik ve fonksiyonel css yazmak

LESS bir çeşit css derleyicisi ve aslında css sytax’ı üstüne ek özelliklerin eklenmiş olduğu bir araç. Çıktığı dönemden beri bütün projelerimde less dosyaları ile çalışıyorum ve son dönemdeki birkaç uygulama sayesinde çok daha kolay kullanılabilir olmasından dolayı herkese öneriyorum.

Neden LESS kullanmalısınız?

Aslında LESS kullanmak için genel ve çok önemli ihtiyaç yok bana kalırsa. Fakat artık web uygulamaları eskisi gibi basit veya küçük css dosyaları ile şekillendirilen uygulamalar olmaktan çıktılar. Güçlü css seçicileri olsa bile her (grup) element için bir sınıf tanımladığınızı düşünürseniz orta ölçekli bir stil dosyası binlerce satıra ulaşması çok normal.

Dosyanızın uzunluğundan çok iç içe tanımlı grup tanımlaları arasında kaybolmak çok kolay. Dolayısıyla css dosyanızı hiyerarşik bir şekilde organize edecek bir araca sahip olmak her zaman bir artı. Sadece bu ihtiyacınızı kullandığınız gelişitirici uygulamayı degiştirerek sağlamak da mümkün.

Örneğin çok basit bir css dosyanızda

Böyle bir CSS yapısı sık sık yazdığınız bir navigasyon kodu olabilir. Böyle bir yapı, tipik hiyerarşik modele uygun bir örnek. Böyle bir yapıyı LESS ile daha anlaşılır yazmak mümkün:

Gördüğünüz gibi herşey doğru şekilde indent edilmiş ve & gibi referanslar ile bütün css kurallarınızı hiyerarşik hale getirmeniz kolay. Böyle bir yapının sınıf isimlerinden bağımsızlaşması da işinizi kolaylaştıracaktır.

LESS’in diğer birkaç özelliği gercekten alışkanlık yapmaya yeterli. Eğer bir arayüz tasarımcısıysanız genelde matematiksel veya mimari modellere, gridlerle calışıyor olmalısınız. Aynı şeyler tipografi kuralları için de geçerli. Görsel her öğe bir şekilde birbirleriyle çok doğru orantılılar. Font boyutları, renkler vs.

Mesela font boyutunuz 16px iken satır aralığınız bunun 1.5 katı, padding’leriniz 1.5 katı belki koyduğunuz arayüz kuralına göre de kenarlıklarınız 0.2 katı olabilir veya ürettiğiniz grid arayüzünde bir grid genişliğini tanımlayıp sidebarınızı 2 kolon, ana içerik alanınızı 10 kolon olarak ayarlamış olabilirsiniz. Bunları düz CSS’de hesaplayıp tanımlamak durumundasınız.

Kuralların bu kadar net belirlenebildiği bir ortamda CSS’de statik renk kodlarına, sürekli hesaplama yaparak font boyutu, padding, margin, border radius hesaplamak zorunda kalıyor olabilirsiniz. LESS size bu matematiği LESS dosyanız içinde yapmanızı sağlıyor. Bir rengi belli bir contrast değeriyle daha açık veya daha koyu bir renge dönüştürebilir, matematiksel değerleri formülasyona sokabilir veya başka sınıfları kendi sınıfınıza dahil edebilirsiniz.

Örnek vermek gerekirse siteniz için genel bir oran ve başlangıç rakamı belirleyebilirsiniz, veya 3-4 renkten oluşan bir renk paletiniz var olabilir. Düz CSS’de her varyasyonu hesaplayarak yazmak zorunda kalabilirisiniz:

Yorumlarda kurallari yazmaya çalıştım ve normalde bir arayüz tasarımcısı böyle arayüzler geliştirirken bu tarz kurallara sahiptir, en büyük örnegini Apple arayüzlerinde görebilirsiniz. Mimari bir ürün gibidir.

Böyle kurallarla donatılmış bir arayüzün css’lerini yazarken her değeri hesaplamak zorunda kalabilirsiniz fakat LESS ile bu işlemlerin hepsini matematiksel olarak hesaplatmanız mümkün. Yukarıdaki örnek çok küçük bir örnek ama büyük bir css dosyasını düşünürseniz başa çıkılamaz bir iş haline gelebilir.
Ayrıca kuralları matematiksel yazmanın ikinci avantajı, bütün parametreleri birkaç değişken ile yönetip değiştirebilme olanağına sahip olmanızdır. Yukarıdaki örneğin LESS ile yazılmış hali:

Bu özellikleri çok kullanabilirsiniz fakat daha hiyerarşik bir yapıda ortak kullanılan parçaları gruplamak isteyebilirsiniz hatta bazı grupları parametrik olarak değiştirebilmeyi isteyebilirsiniz.

Örneğin bir kutu modeli ürettiniz, kenarları köşeli, içindeki h1 başlığını şekillendirdiniz ve bu kutu modelinin farklı boyutlarını ve renklerini üretiyorsunuz sürekli. Genel kutu modelinizde kullandığınız tipografik tanımlamaları, kenar boşluğu kurallarını tekrar tekrar yazmak istemiyorsunuz.

Ya da CSS3 kurallarının farklı tarayiıcılarla çalışması için yazmanız gereken 4 farklı kuralı farklı değerlerle sürekli tekrarlamak yerine fonksiyon şeklinde tanımlayıp LESS’e ürettirebilirsiniz.

Bunu açıklamak için CSS örnegi yazacağım son olarak.

Bu ornegin LESS ile hazirlayabileceginiz versiyonu.

Bu örnek yukarıdaki CSS’i üretecektir. Gördüğünüz gibi borderRadius tanımlarını da bir fonsiyon olarak tanımlayıp kullandım. Bunu yapmadan doğrudan kutu tanımlaması içinde de kullanabilirdim. Fakat uygulamanız içindeki tüm border radius kullanımınızı bu fonksiyon üzerinden ürettirebilirsiniz.

Son olarak, yazdığınız LESS dosyalarınızı css’e render ettirmenin bir çok yolu olduğunu unutmayın. Bunun için kullanıcının tarayıcısında javascript ile derletebilir, php veya diğer sunucu taraflı kütüphanelerle sunucunuzda derletip css’leri sunabilir veya LESS.app gibi uygulamalarla masaustünüzde yazarken eş zamanlı olarak css’lere derletip kullanabilirsiniz.